Bir Masal Ülkesi Kapadokya

Bir Masal Ülkesi Kapadokya“Bir Masal Ülkesi Kapadokya” dünyadaki en eşsiz bölgelerden birisidir. Doğa ve insan etkinliklerinin büyüleyici bir uyumu ve ayrıca bir yontu şöleni konumundadır. Doğal, tarihsel ve görsel zenginliğinin yanı sıra Kapadokya, yaklaşık on bin yıllık, kesintisiz bir kültürel evrimin odağı haline gelmiştir. Doğu ile Batının eklemlendiği, halkların, dinlerin, dillerin ve kültürlerin birbiri içerisinde eridiği çok özel bir coğrafyadır.
Kapadokya, özgünlüğü, garip renkleri, “sürrealist” duruşu, mimari biçem ve duvar resmi çeşitliliği, bezemeleri ve benzersiz görünümüyle Cézanne, Gauguin, Van Gogh, Picasso, Gaudi gibi ustaları kıskandıracak bir görselliğe de sahiptir.

Bir Masal Ülkesi Kapadokya

Türkiye’de ilk yazılı belgeleri barındıran bir bölge niteliğinde olan Kapadokya, en eski çanak çömleksiz yerleşimleri, Neolitik Devrim’in bazı örneklerini, gelişkin bir ticareti, maden teknolojisinin ilklerini yaşamış, Baskı karşısında kalanların sığındığı, inzivaya çekilmek için gelenlerin ya da ortak yaşama ilkelerini hayata geçirenlerin yaşadığı bir yerdir. Hıristiyan kültürünün temelini oluşturan manastır yaşamının kuralları ilk kez burada belirlenmiştir.
Kayalara oyulmuş evleri, kiliseleri, şarapları ve muhteşem günbatımıyla “Güzel Atlar Ülkesi” Kapadokya büyüleyici ve gizemli bir atmosfere sahip.
Yeraltı şehirlerini keşfederek başladığınız gezinize, rengârenk balonlardan biriyle çıkacağınız balon turuyla devam edebilir ya da keyişi günbatımını çayınız eşliğinde seyredebilirsiniz. Dünyanın 8. harikası olarak kabul edilen Kapadokya, kültürel ve tarihsel zenginlikleri sebebiyle UNESCO tarafından korunması gereken bölgeler arasına alınmış.Nevşehir, Aksaray, Niğde,Kayseri ve Kırşehir şehirlerinin birleşiminden oluşan Kapadokya’da 10 değişik uygarlığa ait 429 tescilli yapı ve 64 sit alanı bulunuyor. Yaklaşık olarak 60 milyon yıl önce;Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın lav ve küllerinin oluşturduğu tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgâr tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkan görüntü yöreye o ünlü doğal manzarasını vermiş. Uçhisar,Göreme, Avanos, Ürgüp,Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibaret olan bu ilginç oluşumlar Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu ile Cumhuriyet döneminden kalma yapılar..

Bir Masal Ülkesi Kapadokya’nın sınırları çağlar boyu değişmiştir. Med, Pers, Helenistik, Roma, Doğu Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde farklı sınırlara sahip olmuştur. Perslerin satraplık, Romalıların eyalet düzenlemelerinde değişik iller Kapadokya sınırları içinde gösterilmiştir. Klasik antik yazarlar Doğu Karadeniz’i Pontos Kappadokiası, bugünkü Çorum, Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri illerinin kapsadığı bölgeyi ise (bazen de komşu Amasya, Tokat, Sivas, Malatya, Kahramanmaraş illerini de dahil ederek) Büyük Kappadokia olarak adlandırmışlardır.

Dilbilim araştırmalarına göre, yaygın inancın tersine, Bir Masal Ülkesi Kapadokya; eski İran dillerinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelmiyor. Ayrıca tarihçilere bakarsak eskiden Kapadokya’nın katırları da, koyunları da atları kadar ünlüymüş.

O kadar ki, vergi toplayanlar, ayni vergi unsurları arasında katırları da sayarlarmış.Kapadokya konusunda bir başka yanlış da Ksenofon’un Onbinlerin Dönüşü (Anabasis) adlı yapıtında anlattığı yeraltı yerleşimlerini Kapadokya’nın yeraltı kentleriyle ilişkilendirmektir. Oysa Ksenophon’un sözünü ettiği yer Doğu Anadolu’da, muhtemelen Hınıs çevresindedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir