Boğazın Kuğuları Vapurlar

Boğazın Kuğuları VapurlarBoğazın Kuğuları Vapurlar

İstanbul’un simgelerinden biri olan vapurlar, yaklaşık bir buçuk asırdır binlerce yolcuyu Boğaziçi’nin bir yakasından diğer yakasına taşır. Kuğu gibi süzülen seyirlik vapurlar, aynı zamanda İstanbul’a özgü bir toplu taşıma sisteminin emektarlarıdır.

Buharlı gemilerin ilki İstanbul limanına Sultan 2.Mahmud döneminde gelir. 1828 yılının 20 Mayıs günü gelen teknesi siyah, gövdesi beyaz geminin adı Swit’dir. Ancak iki yanında kocaman çarklarıyla Boğaza etkileyici bir giriş yapan bu gemiye halk “Buğ” gemisi adını verir, yani buhar gemisi. Halk gibi yeni buharlı gemiyi seven padişah da onunla pek çok yolculuk yapar; hatta tersanelerde yenilerinin yapılmasını sağlar.

Boğazın Kuğuları Vapurlar

Kapitülasyonlardan yararlanarak, biri İngiliz iki şirket Boğazın iki yakasına yolcu taşıyan birer vapur çalıştırmaya başlayınca, Türk bayraklı vapurlarla onlara rakip olmak gerekecektir. Böylece 1843 yılında Mısır Valisi tarafından Abdülmecid’e hediye edilen, Tersane-i Amire’ye ait Hümerpervaz adlı vapur yolcu taşımaya başlar. Günde bir kez sefer yapan Hümapervaz, Kandilli ve Rumeli Hisarı’na kadar 100 para, İstinye ve Kanlıca için ise 3 kuruş ücret alır; yolcu sayısı çok azdır. Ardından Mesir-i Bahri adlı vapur da Boğaz hattında arzı endam etmeye başlar.
O günlerin Resmi Gazete`si olan Takvim-i Vekayi`nin Hicri 29 Cemaaziyelahır 1267 (1 Mayıs 1851) günkü sayısında çıkan bir ilanında şöyle yazar: “Padişahın sayesinde, Boğaziçi’ne gidip gelmek isteyenler için bir vapur tahsis edilmiştir. Vapur, akşamları saat (alaturka) 11.00 sularında İstanbul`dan kalkacak, uğrayacağı yerlere uğradıktan sonra geceleyin İstinye`de yatacak. Sabahleyin 4.00 sularında (alaturka) hareket edip yine önceki yerlere uğrayarak İstanbul’a inecek…”
Boğazın Kuğuları VapurlarDüzenli vapur seferleri sayesinde yolculukların süresi yarıya inince, halk mesire yerlerine, ayazmalara, çayırlara vapurlarla gitmeyi tercih eder olur. Böylece ortaya yeni bir ihtiyacın çıktığı tespit edilir ve Boğaz’ın vapur traiğini düzene koymak ve Boğaziçi köylerine rahat ulaşım sağlamak için 1842 yılında Şirket-i Hayriye kurulur. Şirket-i Hayriye, Banker Baltazzi’ye 6 gemi siparişi verir. 1853’te, İngiltere’de Maudslay fabrikasında yapılan gemiler İstanbul’a getirilir. Rumeli, Tarabya, Göksu, Beylerbeyi, Tophane ve Beşiktaş isimli gemiler, “yandan çarklı” adıyla anılan ve saatte 6 mil yapan gemilerdendir.

Bu gemiler bugünün imkanlarına sahip değildirler. Ahşap gemilerin kaptan köprüleri açıktır; bu yüzden kaptanlar kışın soğuğa karşı kaputlar giyerek sefere çıkarlar. Yolcular büyük salona kurulan sobalarla ısınmaya çalışırlar. Hava karardığında vapurları aydınlatmak için gaz lambaları yakılır. Vapurun uğrayacağı kimi köylerin iskeleler denizin yeterli derinlikte olmadığı noktalardadır ve yolcular vapurlara sandallarla giderler.
Bu nedenle çekilen zorlukları bir nebze azaltmak için çare vapurların bazı yalıların rıhtımlarına yanaşmasında bulunur. İmkansızlıklar ve zorluklarla dolu yıllarda ve savaş dönemlerinde bu vapurlarla seferlere devam edilir. Kimi zaman kömür bulunmaz. Üstüne üstlük vapurların büyük kısmı askeri nakliyat için kullanılırken, araba vapurları Hilal-i Ahmer (Kızılay) için seferler yaparlar.

Boğazın Kuğuları Vapurlar
Boğazın Kuğuları Vapurlar

Birer inci tanesi gibi Boğaz kıyılarını süsleyen iskelelerin ilkleri, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Şirket-i Hayriye tarafından Beşiktaş ve Kuzguncuk’ta yaptırılır. Haydarpaşa Vapur İskelesi bunlar arasında en ayrıcalıklı olanı; Anadolu ile Avrupa’yı birbirine bağlayan demiryolu-deniz taşımacılığı hattının mihenk noktasını oluşturur.
1 Temmuz 1944 tarihinde Şirket-i Hayriye, 25 yolcu gemisi, Hasköy’deki tersanesiyle birlikte devlet tarafından satın alınır. İç ve dış sularda ulaşım hizmetleri 1951 yılında kurulan Denizcilik Bankası’nca sürdürülmeye başlanacaktır. İstanbul’da kayıklar, buharlı ve yandan çarklı gemilerle yolculuğuna başlayan deniz taşımacılığı, bugün feribotlar, deniz otobüsleri, vapurlar ve arabalı vapurlarla devam ediyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir