Büyük Selçuklu Devletinin İslam Dünyasına Katkıları

Büyük Selçuklu Devletinin İslam Dünyasına Katkıları

İslam’la şereflenen Selçuklular tarihe dolu dizgin girerler. Büyük bir güce, İslam’a teslim olmanın coşkusuyla bir yandan dinin ilk kaynaklarına inebilmek için gece gündüz ilimle meşgul olur, bir yandan topraklarını genişletip binlerce insanı İslam’la tanıştırırlar. Önlerine çıkan hiçbir engeli tanımazlar. İslam ruhu, Horasan’dan Anadolu’ya Selçuklu’nun eliyle nakış nakış işlenir. Her şey yeniden İslam’a göre şekillenir.

Dinle birlikte dil de zenginleşir. İslam’ı daha iyi anlamak ve yaşamak için İslam kültürünün taşıyıcısı Arap ve Fars dillerini öğrenmek ve kullanmak ihtiyacı doğar. Bir anda Arapça, Türkçe, Farsça eserler peş peşe ortaya çıkmaya, sanat, edebiyat, mimari bütün hızıyla gelişmeye başlar. Selçukluların büyük inancı neticesi İslam, bir daha asla silinmemek üzere Anadolu’ya yeni bir ruh, yeni bir güç, yeni bir anlam kazandırır. Selçuklular büyük bir devlet ve büyük bir medeniyet inşa eder.

Ancak, bütün medeniyetlerin bir ömrü vardır. Selçuklunun iyi bahtı zaman içinde yerini kötü talihe bırakır. Dengeler değişir. Selçuklu devletinin içindeki idari boşluklar ve dört bir yandan kuşatan düşmanlar, Selçukluların tarih sahnesine vedasını hızlandırır. 9. yüzyılda Büyük Selçuklularla doğup, Anadolu Selçuklu Devleti’nin devralmasıyla büyüyen medeniyetin parlak ışığı söner. 13. yüzyıla girerken artık iyice yıpranır ve zayıf düşer. Huzur ve sükûn günlerini, tedirgin ve korkulu günler teslim alır.

Büyük Selçuklu Devletinin İslam Dünyasına Katkıları
Büyük Selçuklu Devletinin İslam Dünyasına Katkıları

Doğudan Moğollar, batıdan Haçlılar gün geçtikçe baskılarını arttırır. Anadolu eteklerine doğudan kan ve insan seli akmaya başlar. O güçlü surlar yıkılmış, sınırlar delinmiştir. Moğollar, doğudan başlayarak önüne kattığı binlerce insanı sürükleyerek yerlerinden, yurtlarından çıkarır. Canlarını kurtaran kalabalıklar, Anadolu’ya, Selçukluların henüz tam anlamıyla gücünü yitirmediği emniyetli bölgelere doğru göçe başlar.

İnsan kısa bir sürede varlık bildiği herşeyinden yoksun bırakılır. Evi, toprağı, ürünü, makamı, itibarı bir anda elinden alınır. Ezilmiş, sindirilmiş, savunmasız kalmış binlerce müslüman, korkuyu kovacak, yürekleri sağlam tutacak yollar arar. Yaşanan bu acı yazgı, tek bir kurtuluş yönü göstermektedir: Kalpler… Oraya doğru bir yolculuk, bir seyr ü sefer başlamalı bir kervan yola koyulmalı, başka bir şekilde başka bir anlamda var olmanın yolu bulunmalıydı.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir