Elazığ Nasıldır? Elazığ Hakkında Bilgi

Elazığ Nasıl Bir Şehir? Elazığ Hakkında BilgiMerak edip düşündünüz mü? Yaşadığınız kentin (ilin, ilçenin) sosyo-kültürel, sosyal-ekonomik özellikleri ve kent yapısı hakkında; içinde yaşayan sizler ile uzağınızdaki, yakın çevrenizdeki (ülke, il, ilçe) insanları, sizler hakkında (geçmiş ve de şimdi) neler biliyor, nasıl düşünüyorlar diye hiç merak ettiniz mi? Elazığ Nasıl Bir Yerdir?

Ben bir Elazığlı olarak merak ettim. Bir Elazığlı olarak şehir dışında olsam da Elazığ ve Elazığ şehri hakkındaki izlenimler, tesbitler, doğası yaşam tarzı ve sosyo-kültürel özelliklerini araştırdım ve Elazığ ili hakkında kapsamlı bilgi sahibi olmak istedim.

Elazığ, Dogu Anadolu da Tarihi Harput Kalesinin bulundugu tepenin eteginde kurulan bir sehirdir. Deniz seviyesinden 1067 metre yükseklikte bulunan sehir hafif meyilli bir zemin üzerindedir. Elazığ ın yerlesim yeri olarak tarihi yeni olmakla beraber bölgenin tarihi oldukça eskidir. Bu nedenle Elazığ tarihini, Harput un tarihi ile birlikte ele almamız gerekir.
Elazığ Şehir Merkezi, 1879’da eski yerleşim merkezi olan Harput’tan şimdiki yerleşim merkezine “Mamurat-ül Aziz” adı ile nakledilmiş, 1937 yılındada Atatürk’ün teşrifleri sırasında “Elazığ” ismini almıştır.
Elazığ ilinin Kültürü
Kültür unsurları açıcından çok zengin değerlere sahiptir. Örf, adet, gelenek ve görenekleri, türkü ve manileri, törenleri, geleneksel el sanatları ve halk oyunları, mutfağı milli kültürün içerisinde kendine has özelikleri ile ölümsüz yerini almıştır.

Elazığ-Harput hem stratejik hem de doğal kaynakları nedeniyle eski çağlardan dönemden beri yerleşmeye sahne olmuştur. Türk hâkimiyetine kadar eski kavimler yörede önemli devletler ve uygarlıklar kurmuşlardır.1085’de Türkler Harput ve civarını kale ve askeri şehir konumundan çıkartmaya başlamış, Osmanlı imparatorluğu döneminde ise kültür, sanat ve ticaret merkezi haline gelmiştir, Harput’un her zerresine Türk damgası vurulmuştur. Kalesiyle, mektep ve medreseleriyle, camileri, hanları hamamları, çarşıları alim ve sanatkarları ile ünlü Harput’u; aynı özelliklerini zaman içerisinde geliştirerek bugünün önemli bir merkezi haline gelmekte olan Elazığ’ı ortaya çıkartmıştır.
Elazığ’ın coğrafi yapısı

Konumu: Doğu Anadolu Bölgesinin güneybatısında, Yukarı Fırat Bölümünde yer alıyor. Şekil olarak bir dikdörtgene benzeyen Elazığ doğudan Bingöl, kuzeyden Keban Baraj Gölü aracılığıyla Tunceli, batı ve güneybatıdan Kara kaya Baraj Gölü vasıtasıyla Malatya, güneyden ise Diyarbakır illerinin arazileri çevrelemektedir.

Elazığ’ın İlçeleri: Bir merkez olmak üzere 11 İlçeye sahiptir. Doğusunda; Karakoçan, Palu, Kovancılar,Arıcak, Batısında; Baskil, Güneyinde; Sivrice Maden, Alacakaya, Kuzeyinde ise Ağın ve Keban yeralır. Eskiden Elazığ iline bağlı olan Pertek ve Çemişgezek İlçeleri Fırat nehrinin diğer kıyısında kaldıkları için Tunceli iline bağlanmışlardır.

Elazığ’da Turizm nasıldır?

Tarihi eserleri, doğal güzellikleri ve ülkemizin önemli barajları arasında yeralan Keban Barajıyla, Hazar Gölüyle, doğa harikası Buzluk Mağarasıyla, turizm açısından önem taşıyan türbeleri ile, Sağlık ve kaplıca turizmine uygun kaplıcaları ile ,folkloru ile, Türkiye’nin Turizm Sektörüne Doğu Anadolu’nun gelişen en büyük şehirlerinden biridir.Elazığ Nasıl Bir Şehir Elazığ Hakkında Bilgi

Elazığ Tarihi Hakkında Bilgi

Tarihi kayıtlara göre Harput’un en eski sakinleri M.Ö. 2000 yıllarından beri Doğu Anadolu’ya yerleşen Hurrilerdir. Tarihi kaynaklara göre Hurrilerden sonra bölge Hitit hakimiyeti altına girmiştir. Fazla uzun sürmeyen Hitit hakimiyetinin ardından M.Ö. 9. Asırdan itibaren Doğu Anadolu’da devlet kuran Urartular Harput’ta uzun süre hüküm sürmüştür. Günümüzde bile tarihi heybeti ile ayakta duran Harput Kalesi Urartu devrinin izlerini taşıyor.

Elazığ’ın tarihini derinliğine incelediğinde, M.S. birinci asırdan üçüncü asra kadar, dönem dönem Romalıların siyasi ve askeri nüfuzunda kaldığı görülmektedir. Fakat Romalıları Anadolu’dan çıkarmak için mücadele eden Pontus Kralı Mithradates devrinde ve daha sonraki zamanlarda birtakım eller değiştirdiği de bilinmektedir. Hz. Ömer zamanında Suriye ve Irak’ı ele geçiren Araplar yedinci asırdan sonra Harput ve çevresini de zapt etmişlerdir. Böyle başlayan Arap hakimiyeti, üç asir kadar devam etmiştir. Bölge, daha çok Bizans ve Arap siyasi ve askeri gücünün gövde gösterilerine sahne olmuştur.
Harput’un Türkler tarafından alınmasına kadar yalnızca müstahkem bir kale gibi olan bu yer, Türklerle beraber büyüyen bir şehir haline geldi
Artukoğulları devrinde; Harput ve Elazığ’da anılan Belek (Balak) Gazi’nin Harput’un yetiştirdiği en ünlü Türk Fatihi olduğu bilinir. Onun en önemli hizmeti, Haçlı seferleri sırasında görülmüştür. Selahattin Eyyubi ile mukayese edenler bile olmuştur.Fahrettin Karaaslan’ında Harput tarihinde unutulmaz yeri vardır. Karaaslan burada Ulu Camiyi yaptırmıştır.
Elazığ tarihi devirlerinden kısaca bahsettiğimiz Harput, birbirine benzeyen nedenlerle tarihe karışan birçok eski Türk şehirleri gibi nihayet terkedilmiş ve yerini bugünkü adıyla bilinen Elazığ’a bırakmıştır. Günümüzde Elazığ, II. Mahmut zamanında, 1834 yılında sark vilayetlerinde devlet otoritesini yeniden kurmaya memur edilen Reşit Mehmet Pasa zamanında kurulmaya başlanmıştır. Aynı sene içinde hastane, kışla ve cephane binaları yapılmış ve Vilayet Merkezi Harput’tan buraya nakledilmiştir. Bu nakilde Harput’un artık bir hudut şehri olmaktan çıkması, ana yollara sapa kalması, özellikle kış mevsiminde ulaşım güçlüğü ve mezranın güzel bir şehir kurulmasına elverişli bulunmaması rol oynamıştır.Yeni kurulan şehir önce eyalet ve bilhassa vilayet merkezi olmuş, bir dönem Diyarbakır vilayetine bağlı bir Sancak haline gelmiş. Osmanlı devletinin son yıllarında Malatya ve Dersim Sancakları da buraya bağlanmıştır 1921’de bu iki sancakta Elazığ’dan ayrılmıştır. Sultan Addulaziz’in tahta çıkısının ardından Hacı Ahmet İzzet Pasa devrinde buraya tayin edilen Vali İsmail paşanın teklifiyle 1867 yılında “Mamurat ül -Aziz” adı verilmiştir. Ancak telaffuzu zor olduğundan halk arasında kısaca “EL AZİZ” olarak söylenegelmiştir.
Atatürk’ün 1937 yılında şehire gelmesiyle “Azık İli” anlamına gelen “ELAZIK” adı verilmiş, bu isim daha sonra da ‘ELAZIĞ’a dönüşmüş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir