Gedik Ahmet Paşa Kimdir?

Gedik Ahmet Paşa Kimdir?Gedik Ahmet Paşa Kimdir?

Osmanlı 1299 (1302) yıllarında kurulduktan sonra Sultan Orhan Gazi zamanında düzenli orduya geçebilmenin sancıları çekilir. Bu amaçla ilk yeniçeri teşkilatının temelleri atılır.
O dönemde ve sonraları. 1826’ya kadar 500 yıl hizmet verecek düzenli orduya geçilmeye başlanır. Bu amaçla asırlarca işgal edilen topraklardan toplanan ya da gönüllü olarak ailelerin Osmanlıya verdikleri çocuklardan yeniçeri ordusu oluşturulur. Toplanan bu çocuklar büyütülür, kimileri yeteneklerine göre sınıflara ayrılır kimi tabip, kimi mühendis, kimi vezir olur. Kimileri de asker.
Gedik Ahmet Paşa’nın da devşirmelerden olduğu sarayda, Enderun’da uzunca bir süre eğitimden geçirilerek orduya katıldığı ve vezirliğe – beylerbeyliğine kadar yükseldiği biliniyor.

Peki, kökü, soyu sopu Gedik Ahmet Paşa kimdir?

Kesin bir bilgi olmamakla beraber, Arnavut kökenli olduğu tarih kitaplarında yazılıp çizilir. Yani devşirmedir.

Gedik Ahmet Paşa ve İmaret Külliyesi

Her gün önünden insanların geçipte, “Kimdir burada yatan, bu camiyi kim yapmıştır, hangi Türk büyüğüdür, bu yapının geçmişi nedir? diye merak bile etmedikleri ülkenin tapu senetleri vardır.
Bunlar; camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, kümbetler, kaleler mezar taşları v.b. çoğaltabileceğimiz önemli yapılardır. Bazıları İslami yönden, ilmi ve askeri yönden hizmet etmiş kişiler, kimileri de ülkemize önemli hayırlar yapmış insanlardır.
Kimileri kadın, kimileri erkek, kimi asker, kimi sivildir. İllâ ve illâki her Türk çocuğu tarihini geçmişini topraklarını ilini kasaba ve köyünü, tarihini yetiştirdiği abidevi şahsiyetleri bilmek, tanımak zorundadır diye düşünüyorum.

1472–1473 yıllarında Gedik Ahmet Paşa, adıyla anılan ya da İmaret Camii, külliyesi olarak bilinen ve bugüne kadar ayakta kalan yapılar topluluğunu Karaman seferi sırasında ünlü Osmanlı Mimari Ayaz Ağa’ya yaptırır. (Bugünkü Kâhil Mahallesine)

CAMİNİN YAPILMASI

Ayaz Ağa, camiyi yapmaya başladıktan sonra, uzunca bir süre inşaat devam eder. Binanın oturması beklenir. Karahisar halkı henüz İmaret Külliyesinden uzak, yukarı mahallelerde iskan edilmiş, camiinin bitiminden sonra şehir aşağılara doğru kaymaya, böylece düze inmeye başlamıştır. Önce camiye başlanır, hikâye ya da efsaneye göre inşaatta çalışan işçilerden biri, bir sabah duvara taşıdığı kucağındaki taşı alır götürür geri getirir. Bu olay Ayaz Ağa’nın dikkatini çeker. Ameleyi çağırıp sorar. O da gece hamamcı olduğunu ancak yıkanacak yer olmadığı için gusül abdesti alamadığını yani temizlenemediğini anlatır. Camii bırakılır ve önce hamamın inşaatına başlanır. Önce hamam bitirilir. Sonra Camii, Medrese, aşevi (İmaret) yapılarak hizmete sokulur.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir