Hafızanıza Ne Kadar Güvenirsiniz?

Hafızanıza güvenin

Yapabileceğinize inanır, kararlı olur ve aşağılık kompleksinizden kurtulursanız hafızanıza güvenirsiniz.

Özgüven olmadan hiçbir şey başarılamaz. Güven, sadece tenis maçı gibi bir yarışmada rakibinizi yenmeniz için değil, gizli korkularınızı ve şüphelerinizi yenmeniz için de gereklidir. Etrafta yardım edecek kimse olmadığında yüzmek için suya atlamak, direksiyon dersleri tamamlandıktan sonra tek başınıza araba kullanmak ve notlarınız olmadan dinleyicilere birşeyler anlatmak için güven gereklidir.

Nasıl ki güven her şeyi mümkün kılarsa, korku ve şüpheler de imkansız kılar. Tüm olumsuz eğilimler, başlı başına zarar vericidir. Zihninize her zaman şüphelenerek ve tereddüt ederek, zihnin normal bir komut olarak yorumladığı ve şüphelerin olağan olduğu bir şekilde harekete geçmesi mesajını verirsiniz. Eğer bir olayı ya da kişiyi hatırlayamayacağınızı düşünürseniz “Bunu unut!” diye zihninize komut vermiş olursunuz. Hatta olay ya da kişi daha önce zihninize kaydedilmiş olsa bile zihin tüm yöntemleri işe koşarak bunların unutulmasını mümkün kılar.Hafızanıza Ne Kadar Güvenirsiniz?
Hafıza ve dikkat, zihnin en önemli yeteneklerindendir. Bunlar üzerinden sorgulatarak problem çözmeyi öğretmek gerekir.. Nedeni sorunca sebebi bulunur sonra o sebepler ortadan kaldırılır ve problem böylece çözülmüş olur. İnsan bunu hayatı içerisinde de kullanabilir. Bunun sonucunda Çözme güveni kazanılır.Bu çok önemli bir unsurdur, çünkü birçok problem aslında çözmeye yeltenmediğimiz için çözülmüyor.

Bazı durumlarda karşılaştığımız sorunlarda neden sonuç ilişkisini görebilmeli, çünkü nedeni anladığınmızda sonucuna ulaşmak çok daha kolay. Gerçek hayatta da formülü ezberler sınava girer ve geçersiniz mantığı yok. Zekâ oyunları öğrencinin muhakeme yeteneğini geliştiriyor. Okuduğunu anlayıp çözüm üretebilme becerisi kazanır.
Bilim adamlarına göre, pratikte insan hafızasının kapasitesi sonsuzdur; ancak önemli olan, hafızaya alınan bilgiyi hatırlayabilmek ve bunu kullanmaktır. Hafızayı daha iyi kullanmanın yolunu araştıran bilimadamları çeşitli teknikler geliştirmişlerdir. Bizler de bu teknikleri uygulayarak hafızamızı daha verimli kullanabiliriz.

Hafızamız, tüm kapasitesinde kullanıldığında harikalar meydana getirebilecek bir organımızdır. Fakat beynimiz gibi onu da çok verimli kullanmayı bilmiyoruz. İnsanlar hafızayı daha verimli kullanmanın yollarını arıyorlar.

Beynin çalışma hafızası denilen bir bölümü vardır. Önemli bilgileri kısa süre hafızamızda tutabiliriz. Bize söylenen bir telefon numarasını o an için ezberler, telefonu çevirir, sonra da unuturuz. Araştırmalar, hafızamızda çok kısa süreli hafıza da diyebileceğimiz böyle bir bölüm olduğunu ortaya koyuyor. Çalışma hafızasına çok fazla bilgi kaydedemiyoruz, burada bilgiler çok uzun süre kalmıyor. Bununla beraber hafızanın bu bölümü çok önemli, zira oldukça sık kullanılıyor. Şayet bilgiyi uzun süreli hafızaya aktarmak istiyorsak onun üzerine beynin çalışma yapması gerekir. Bir bilgiyi uzun süre unutmamanın yolu, anlamı üzerinde düşünmektir. Öğrenilen bilgi üzerine ne kadar derinlemesine düşünülürse hafızada kalma süresi o kadar uzar.

Hafızanıza Ne Kadar Güvenirsiniz?Hafızayı daha verimli kullanabilmek için bazı teknikler var. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

1)Bilgiyi kullanmak:Öğrenilen bilgiyi kullanmak, okulda öğrenilenleri arkadaşına, anne babaya anlatmak, hafızada kalmasını sağlıyor. Hele öğrenilen teorik bilgiler uygulanırsa kolay kolay akıldan çıkmıyor.

2)Yüz-isim bağlantısı:Önce tanıştığınız kişinin ismini hafızanıza alma kararı verin. İsmi doğru duymaya özen gösterin. Mümkünse tekrar ettirin ya da kendi kendinize tekrar edin. Anlamını sorun ya da biliyorsanız üzerinde durun. Yeni tanıştığınız birinin ismini veya fizikî yapısını, daha önce iyi tanıdığınız biriyle özdeşleştirin. Her fırsatta ona ismiyle hitap edin. Bu tekniğe göre, yeni tanıştığınız insanın yüzünün genelini değil, en dikkat çeken noktasını ve adını hafızanıza kazıyın. Böylelikle o insanı gördüğünüzde ilk ilginizi çeken yüz hattı ile ismi  hafızanızda canlanır. Araştırmacılar, bu tekniği kullananların % 80 oranında başarılı olduğunu isim hafızalarının son derece geliştiğini belirtiyor

3) Anahtar kelimeleri hatırda tutma:Hafıza, bir konuşmayı dinlediği zaman ya da bir kitabı okuduğu zaman, cümleleri olduğu gibi ve bütünüyle kaydetmiyor. Hafıza, sadece anahtar kelimeler tespit ediyor ve bunları kaydediyor. Öğrenilen bilgileri not etmek, bunun için de anahtar kelimeler kullanmak, hatırda tutmaya önemli ölçüde yardım ediyor.
Bilgiyi uzun süreli hafızaya almak için, önem vermek gerekir. Bu nedenle not tutun..Not tutup, tekrarlarsanız önem verdiğinizi göstermiş olursunuz.

4)Kazığa bağlama metodu:Hatırlamak istediğiniz bilgi ile hafızanıza kazınmış bilgi arasında bağlantı kurun. Meselâ diyelim ki tanıştığınız kimsenin adı Mehmet ve 21 yaşında. Bir anda, İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’in de adının Mehmet olduğunu, İstanbul’u 21 yaşında fethettiğini düşünüp, iki Mehmet arasında bağlantı kurun. Yeni tanıştığınız arkadaşı her görüşünüzde, İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’i hatırır ve böylece adının Mehmet olduğunu kolayca çıkarırsınız.Hafızanıza Ne Kadar Güvenirsiniz?

5) Bilgileri şema hâline getirmek:İnsan beyninin sağ lobu, fotografik hafızaya sahip ve resim çekiyor. Uzun zaman önce tanıştığınız bir insanla bir yerde tekrar karşılaşırsanız, önce onun yüzünü hatırlarsınız, ismini değil. Sağ beyin lobu resim çekmiştir, sol beyin lobu da isim ezberlemiştir. Bu durum gösteriyor ki sağ beyin lobu, öğrenmede daha etkilidir. Onun için bilgileri resimlemek, şema hâline getirmek, haritada çalışmak, bilginin daha uzun süre hafızada kalmasını sağlar.

6) Önemli kısımların altını çizmek:İnsan, önem verdiği bilgiyi uzun süreli hafızaya kaydeder. Önemli bilgilerin altını çizerseniz, bunları önemsediğinizi gösterirsiniz. Ayrıca altını çizerken bilgiye göz atar ve tekrarlarsınız. Böylece daha iyi hafızada kalmasını sağlarsınız.

7) Belli aralıklarla tekrarlamak:Hafızların harika bir ezberleme gücü vardır. Altı yüz sayfalık kutsal kitabı ezberlerler. Ezberledikleri kısımları unutmamak için belli periyotlarla tekrar ederler. Bu durum gösteriyor ki öğrendiğimiz bilgilerin belli periyotlarla tekrarlanması gerekir. Ne kadar sık tekrar edilirse bilginin hafızada kalma süresi o kadar uzar.Hafızanıza Ne Kadar Güvenirsiniz?

8) Hafıza, en son öğrendiklerini daha iyi ve kolay hatırlar.Bu sebeple öğrenciler sınava girmeden önce önemli bilgileri tekrarlamalıdır. Daha önce çalışırken önemli kısımları not tutmuşlar, hatta daha önemli bilgileri renkli kalemlerle yazmışlar, önemsenen bilgilerin altını renkli kalemlerle çizmişler ise, sınavdan önce bilgileri kontrol ederken bunlara bakmak hatırlamayı kolaylaştırır, başarıyı artırır.
9. Aşırı şekilde mideyi tıka basa doldurmak, hafızaya zarar verir. Mide aşırı yemekle doldurulursa, damarlarda dolaşan kan sindirim sisteminin imdadına koşar, beyne oksijen taşıyan kan azalır. Oksijen azlığı, beynin verimliliğini düşürür. Hatta strese ve hafıza zayıflığına sebep olur. Düzenli beslenmeye, vücut kondisyonuna ve beyne yeterli oranda oksijen göndermeye dikkat edin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir