Hz. İbrahim’in Doğumu

İbrahim’in babası eşiyle birlikte oldu, eşi gebe kaldı. İdris’in ve Nuh’un doğduğu rivayet edilen bir mağara vardı, oraya gitti. Mağaranın içinde döşek, kandil ve bebek eşyaları vardı. Kadın bunları orada görünce korktu. Derhal bir melek gelip, “Korkma! Sana yoldaş olmaya, karnındaki çocuğa ikram ve hürmet etmek için geldim” dedi. Bir cuma gecesi ibrahim (aleyhisselam) dünyaya geldi, ayakları üzerine doğrulup şöyle dedi:

“Allah’tan başka ilah yoktur. O birdir, eşi ve benzeri yoktur. Mülk onundur ve hamd ona mahsustur. Beni yaratan ve yardımı bana ulaşan Allah’a hamdolsun.” Hak Teala onun sesini doğudan batıya bütün canlılara işittirdi.

Ondan sonra Hz. Cebrail gelip İbrahim’in (aleyhisselam) göbeğini kesti ve kulağına ezan okudu. Ak bir kundağa sarıp onu yine annesine teslim etti. İbrahim’in (aleyhisselam) parmaklarından çeşitli gıdalar akardı. Onları emerek, bir günde bir aylık, bir ayda bir yıllık büyürdü. O mağarada on beş ay kaldı. Bazıları orada dört yıl, kimileri de on yedi yıl kaldığını söylemiştir.

Bir gün annesine “Beni mağaradan çıkar” dedi. Bir gece annesi onu mağaradan çıkardı. Hak Teala, İbrahim’e (aleyhisselam) orada yerleri, gökleri, acayiplikleri ve melekût alemini gösterdi. Nitekim Hak Teala şöyle buyurmaktadır:

“Böylece biz, İbrahim’e göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk” (En’âm 6/75).

Melekut alemi, ruhlar alemi ve gayb âlemidir. Melekût, “mülk” kelimesinin mübalağasıdır diyenler de vardır. Hatta ibrahim (aleyhisselam) cennetteki yerini de gördü. Dünyadayken cennetteki yerini görmek ibrahim (aleyhisselam) ile Efendimiz Muhammed Mustafa’ya [sallallahu aleyhi vesselam] nasip olmuştur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir