Hz. Peygamber’in Başkalarının Beden Dilini Okuması

Hz. Peygamber’in Başkalarının Beden Dilini Okuması

Hz. Peygamber, beden dilini çok yerinde kullandığı gibi, başkalarının beden dilini de okuyabilmesi bakımından dikkatle incelenmesi gereken bir kişidir. O (sav), gafletten uzak gönül deryası ve üstün zekası nedeniyle karşısındakilerin hareketlerini çok iyi sezebilmiş, beden dillerinin altında yatan niyetlerini okuyabilmiştir.
Ebu Hureyre’nin anlattığına göre bir defasında kendisi açlıktan bitkin bir vaziyette herkesin gelip-geçtiği bir uğrak noktasına oturur. Oradan geçen Ebû Bekir (r.a.)’e Kur’an’dan bir ayet sorar. Amacı Ebû Bekir’in, açlığını fark ederek kendisini doyurmasıdır. Ancak Ebû Bekir durumu anlayamaz. Ömer (r.a.) geçer. Ona da aynı amaçla Kur’an’dan bir ayet sorar. Ancak o da asıl maksadı çözemez. Derken Resûlullah (s.a.v.) geçer. Kendisini gördüğünde gülümser. Kalbinden geçeni ve yüz ifadelerini fark ederek, “Ey Ebu Hureyre! Beni takip et.” der ve süt ikram ederek onun karnını doyurur.Buna benzer örneklere rastlamak mümkündür.

Hz. Peygamber’in Başkalarının Beden Dilini Okuması

Hz. Muhammed (s.a.v.), beden dilini son derece güzel ve yerinde kullanmıştır. Onun fizik, güzelliği, ahlâkî yüceliği ve iletişimdeki yeteneği, karşısındaki insanları çok kısa bir zaman içinde kendisine hayran bırakmıştır.
Allah Resûlü (a.s.), Rabbinin kendisine bahşetmiş olduğu az sözle çok mânâlar ifade edebilmek olan “cevâmiu’l-kelim” sıfatını, ayrıca belagat ve fesahatını beden diliyle de tamamlayarak mükemmel bir iletişimcinin en güzel örneği olmuştur. Beden dili, sözle uyumlu bir biçimde ve karşı taraftaki kişinin durumuna göre ayarlandığında etkili olmaktadır. İşte bu durum Hz. Peygamber’de en güzel bir biçimde görülmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir