İnfak Nedir Kısaca

İnfak Nedir Kısaca

Allah’ın rızasını elde etmek amacıyla kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara aynî ve nakdî yardımda bulunması demektir. Bu bağlamda infak, farz olan zekatı, vacip olan sadaka-i fıtrı (fitre) ve gönüllü olarak yapılan her türlü hayrı içermektedir. Geleneğimizde yoksullar için kurulan vakıflar, yapılan camiler, çeşmeler, yollar, okullar, köprüler vs. ile günümüzdeki iftar çadırları, Ramazan kumanyaları da infak kavramı içine girmektedir. Âyetlere baktığımızda infak; Allah rızası için olmalı,İnfak edilen kişinin gururu rencide edilmeden yapılmalıdır.

İnfakın belli bir vakti ve zamanı yoktur. Ancak Enes b. Malik (r.a.)’ten “Hz. Peygamber insanların en cömerdi idi. Ramazan geldiğinde bu cömertliği daha da artardı” rivayeti ve Ramazan ayında yapılan bütün ibadetlerin Allah katında daha makbul olması insanların bu ayda zekatlarını vermesine ve daha çok infak etmesine sebep olmaktadır.
İnfakın farz kısmı olan zekat; dince zengin sayılan kişilerin mallarından belirli payın ibadet niyeti ile sarf edilmesi, gereken yerlere temlik edilmesidir. Zekat verecek kişide bulunması gereken şartlar; Müslüman olmak, ergen olmak, akıllı olmak, hür olmak, aslî ihtiyaçlar ve borcu çıktıktan sonra nisab miktarı mala sahip olmaktır. Zekat verilecek malda aranan şartlar ise malın nisab miktarı olması, malın artıcı bir özelliğe sahip olması ve malın üzerinden bir kamerî yıl geçmiş olmasıdır.

İnfak Nedir ?

Dinimizin zenginlik için koymuş olduğu ölçü olan nisab, altın, para ve ticaret eşyası için 80.18 gr. altın değeridir. Bunların 1/40 (%2.5)’i zekat olarak verilir.Zekat, yoksullara, düşkünlere, (zekat toplayan) görevlilere, gönülleri (İslâm’a) ısındırılacak olanlara, (esirlik ve kölelikten kurtulmak isteyen) köleler ve esirlere, (borcuna karşı malı olmayan) borçlulara, Allah yolunda olanlara, yolda kalmışlara verilir. Zekat, anne, baba, büyükanne, büyükbaba, çocuklar, torunlar, ve eşlere, Müslüman olmayanlara ve zenginlere verilemez.

İnfakın vacip kısmı olan sadaka-i fıtır (fitre) ise Ramazan ayında verilmesi gereken sadakadır. Baş sadakası da denilen sadaka-i fıtır yükümlülüğü, Allah’ın kişiye ve velâyeti altındakilere canını bağışlamasına karşılık şükran olmak üzere konmuş bir hükümdür. Fitreyi verecek kişide aranan şartlar ve sarf edilecek yerler aynen zekattaki gibidir. Fıtır sadakasının vacip olması için zekatta olduğu gibi malın artıcılığı ve malın üzerinden bir yıl geçme şartı yoktur. Şartlarını haiz olan kişi, kendisinin ve bülüğa ermemiş çocuklarının fitresini vermekle mükelleftir. Ancak babasının, annesinin, eşinin ve bülüğa ermiş çocuklarının fitresini vermekle mükellef değildir. Fitre miktarı olarak, fakirin hayat şartlarına göre bir günlük gıda ihtiyacı değil fitre veren kimsenin kendi günlük gıda tüketim ortalamasının alınması, fitrenin mâna ve gayesine daha uygundur. Ancak bu bedelin de hadislerde zikredilen gıda maddelerinden en ucuzunun bedelinden daha düşük olmaması gerekir. Bu ibadeti yerine getirirken, zekatta olduğu gibi niyet şarttır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir