İslam İşbirliği Teşkilatı ve Kudüs

İslam İşbirliği Teşkilatı ve Kudüsİslam İşbirliği Teşkilatı ve Kudüs

Aslında, ilk bakışta küçük bir Birleşmiş Milletler (BM) gibi. Bir tür gelişmekte olan Müslümanlar kulubü. Gerçekten de neredeyse herkes var: Afganistan, Arnavutluk, Cezayir, Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Benin, Brunei, Burkina Faso, Kamerun, Çad, Komor Adaları, Fildişi Sahilleri, Cibuti, Mısır, Gabon, Gambiya, Gine, Gine Bissau, Guyana, Endonezya, İran, Irak, Ürdün, Kazakistan, Kırgızistan, Kuveyt, Lübnan, Libya, Malezya, Maldivler, Mali, Moritanya, Fas, Mozambik, Nijer, Nijerya, Umman, Pakistan, Filistin, Katar, Suudi Arabistan, Senegal, Sierra Leone, Somali, Sudan, Surinam, Tacikistan, Togo, Tunus, Türkiye, Türkmenistan, Uganda, Birleşik Arap Emirlikleri, Özbekistan, Suriye, Surinam, Yemen… Bosna Hersek, Orta Afrika Cumhuriyeti, Tayland, Rusya Federasyonu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ise gözlemci statüsü Evet, İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan (İİT). Birleşmiş Milletler’den sonra en büyük hükümetlerarası kuruluş olan, dört kıtada tam 57 üyesi bulunan ve dönem başkanlığını 2016 ile 2019 yılları arasında üstlendi.
Bundan 51 yıl önce, 1966’da dönemin Somali Cumhurbaşkanı Aden Abdullah Osman’ın ortaya attığı zirve fikrine Suudi Arabistan Kralı Faysal bin Abdülaziz el-Suud da destek verince ilk toplantı yapıldı. Merkezi Suudi Arabistan’da bulunan İslam Birliği adlı kuruluşun da bunda etkisi vardı. İİT’yi oluşturma fikri Fas’ın başkenti Rabat’ta yapılan İslam ülkeleri devlet ve hükümet başkanları konferansında olgunlaştı. Konferans, 21 Ağustos 1969’da yine Kudüs’teki El Aksa Camii’nin kundaklanması üzerine toplanmıştı. Bu konferansta, İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarının Mart 1970’te bir araya gelmesi kararı alındı.
Teşkilatın kurucu belgesinde kuruluşun amaçları ve prensipleri şöyle ortaya konuluyordu:

İslam İşbirliği Teşkilatı ve Kudüs

• Üye ülkeler arasındaki dayanışmayı ve işbirliğini güçlendirmek,
• Kutsal mekanların korunması ve Filistin halkının mücadelesini desteklemek,
• Sosyal, ekonomik, bilimsel, kültürel ve siyasi alanlarda işbirliğini artırmak,
• İslam ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari işbirliğini güçlendirmek,
• İslam’ın gerçek imajını koruyup savunmak ve İslam’ın karalanmasıyla mücadele etmek.

Böylece, garip bir uluslarararası örgüt kurulmuş oldu. Diplomasi terimiyle söylemek gerekirse, boyut olarak bir dev ama güç ve birlik olma konusunda küçük. Ankara, elinden geldiğince bu örgütü güçlendirmeye ve etkinleştirmeye çalışıyor. Kuruluşun genel sekreterlik görevini bir dönem Ekmeleddin İhsanoğlu yürütmüştü.

İslam İşbirliği Teşkilatı ve Kudüs
İslam İşbirliği Teşkilatı ve Kudüs

Yine son olarak, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması sonrasında, İİT geçtiğimiz hafta Türkiye’nin çağrısıyla İstanbul’da olağanüstü toplandı. Toplantının sonuç bildirgesinde, Doğu Kudüs’ün Filistin Devleti’nin başkenti olduğu yer aldı ve diğer bütün devletlere başkenti Kudüs olan bu Filistin Devleti’ni tanımaları çağrısı yapıldı.
Evet, Türkiye ABD’ye karşı yeni bir manivela ya da unsur olarak İİT’yi kullanmaya çalışıyor. Bunda ne kadar başarılı olabilecek, bakalım yakında hep beraber göreceğiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir