İşrak Namazıyla Duha Namazı Aynımıdır

İşrak namazı; güneşin dolmasından yaklaşık 40-50 dakika sonra yani kerahet vaktinin çıkması ile kuşluk vaktinde kılınır. Kuşluk vaktinin ilk kısmına “işrak” denmiş; öğleye yakın saatinde kılınınca Duha (kuşluk) namazı denmiştir.

Duha namazının en faziletli olan saati güneşin yükselerek ortalığın ısındığı vakittir. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem: “En faziletli namaz, deve yavrusunun ayaklarının yanmaya başladı zaman kılınandır.” (Müslim, Salatu’l-musafirîn, 143.)

Peygamberimizin kuşluk vaktinde, evinde nafile namaz kıldığına dair Hz. Aişe annemiz şöyle buyurmuştur: “Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem benim hanemde dört rekat kuşluk namazı kıldı.” (Müsned, VI, 74)
“Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) kuşluk namazını ikişer ikişer olmak üzere toplam dört rekat kılardı.Bazen bunu dilediği kadar artırırdı”. (Müslim, Salatu’l-musafirin 78)
Kuşluk namazını kılmak, kişinin güne namaza başlamasına vesile olur. Bu namaz için abdest alan kişi, yemeğini abdestli yemiş, evinden abdestli çıkmış olur. Güne böyle abdestle namazla başlayan kişinin inşaallah günü bereketli olur, kötülüklerden muhafaza olur. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemden rivayet edilen bir hadis-i kutside Rabbimiz şöyle vaad etmiştir: “Yüce Allah buyurdu ki: ‘Ey Ademoğlu! Günün evvelinde Benim (rızam) için dört rekat namaz kıl, Ben de günün sonuna kadar seni gözeteyim. (Tirmizi, salât 346)

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem, bir gün ashabına, “Her birinizin her bir eklemi (ve kemiği) İçin bir sadaka gerekir. Her tespih sadakadır, her hamd sadakadır, her tehlil sadakadır, her tekbir sadakadır. İyiliği tavsiye etmek sadakadır, kötülükten sakındırmak sadakadır. Kulun kuşluk vakti kılacağı iki rek’at namaz bütün bunları karşılar.” (Müslim, Müsafirin 84, zekat 56) buyurdu.

Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem daha sonra uzaktan yakından kendisini görmeye gelenleri kabul etmeye başlardı. Gelenler halka şeklinde etrafında toplanırlardı. O, çevresindekilere vaaz eder, öğütler verir, sorularını cevaplandırır, hatta gördükleri rüyaları tabir ederdi. Bazen sahabelere kendi rüyalarını anlatırdı.
Peygamberimiz bir meclisten kalkarken şöyle dua ederdi:

“Subhaneke Allahumme ve bihamdike eşhedu en la ilahe illa ente estağfiruke ve etubu ileyke.”

Anlamı: Allah’ım! Seni her türlü noksanlıklardan tenzih eder, hamdimi sana takdim ederim. Senden başka hiçbir ilah bulunmadığına şehadet ederim. Senden mağfiret diliyor ve sana tevbe ediyorum.” (Tirmizi, Deavat 38)

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem daha sonra evine gelir, ev işleriyle meşgul olur, elbise ve ayakkabıları tamir eder, hayvanlarını sağardı. Ev halkının meseleleriyle ilgilenirdi.
Şayet evde yiyecek bir şey varsa kuşluk öğünü olarak bir şeyler yerdi. Eğer yiyecek bir şey bulamazsa oruç tutardı. Bilhassa pazartesi perşembe günleri oruç tutmayı tercih ederdi. Her aydan üç gün nafile oruç tutmayı terk etmemiştir.
Yemekten sonra şöyle dua ederdi;
“Elhamdulillahillezi et’amena ve segana ve cealena müslimin.”

Manası: Bizi nimetleriyle yediren ve içiren ve bizi İslam üzere bulunduran Allah’a hamd olsun. (Ebu davut, at’ime 15).

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve selem daha sonra öğlen namazı için hazırlık yapardı. öğle vakti girince, öğle namazının farzından önce dört rekat sünnet evde kılardı. Sonra farzı kılmak üzere camiye çıkardı. Dönüşte de iki rekat son sünneti kılmayı ihmal etmezdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir