Kabil Kimdir? Kabil ile Habil’in Kıssası

Kabil Kimdir? Kabil ile Habil’in Kıssası

Kâbil

İlk kanı o döktü. Güttüğü koyunlarını bir meraya salmış otlatırken, büyükçe bir ağacın gölgesinde uyuyan kardeşinin başı ucuna varmış, eline aldığı kocaman bir kayayı o genç ve tamamen suçsuz adamın başına indirmişti. Habil’in tertemiz kanı kara toprağı suluyorken büyük bir pişmanlıkla kıvranmaya başladı ama, artık iş işten geçmişti! Şimdi nereye kaçacak, kardeşinin cesedini ne yapacaktı? Bir an önce bu yerden kaçması, babası Âdem aleyhisselama görünmemesi lazımdı ama, nereye kaçacaktı?

Kendisiyle evlenmesi haram olan sevgilisini zorla kaçırıp uzak diyarlara gitti. Orada ateşe tapmaya, ağaç ve taştan yonttuğu putlara ibadet etmeye çalıştı. Oğulları, kızları, torunları oldu. Fitne, fuhuş ve günah içinde yaşayan bir kavmin atası olarak ömrünün son yıllarına ulaştı ve nihayet gözleri kör doğmuş bir oğlunun fırlattığı kocaman bir taşla kafası parçalanarak cehennem çukurlarından düştü!

Kabil, yeryüzünün ilk katili olduğundan, açtığı kötü çığır sebebiyle, kendisinden sonra cinayet işleyen bütün insanların günahlarının bir mislini de omuzlarına yüklenecektir! Üstelik kendi günahından da hiç bir şey eksilmeyecek! Efendimiz bir defasında: “Haksız yere öldürülen her insanın kanının günahından, Âdem’in oğlu Kabil hesabına bir pay ayrılır. Çünkü bu cinayeti âdet edinenlerin önderi odur!” buyurmuştur.

İnsanlığın yüz karalarından biri olan bu adamın kıssası Kur’an’da bir kaç ayetle nakledilmiş ve yüce Allah ebedi bir gerçeği kullarına şöyle duyurmuştur: “Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bozgunculuğa karşı olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu diriltirse (ölümden kurtarırsa) bütün insanları diriltmiş gibi olur.”

Aradan geçen asırlar içinde nice Kabiller gelip geçtin dünyadan. Nice cinayetler işlenip, nice masumların kanları döküldü. Nice suçsuz şehirler kılıçtan geçirilip, nice bebekler kasap bıçaklarıyla doğrandı. Gece karanlığını yırtan siren sesleri arasında nice fosfor bombaları düştü çocuklar üstüne. Yüz binlerce insana bir anda kömür haline getiren nice atomlar patlatıldı. Bazen adına Stalin denilen bir Kabil’in yirmi milyondan fazla insanın kanını döktüğü ve yüreğinin zerrece sızlamadığı görüldü. Hayatında vücuduna su değdirmediği için kokudan yanına yaklaşılamayan bir papazın peşine düşen Haçlı sürüleri önlerine çıkan bütün çocukları, anne ve babalarını acımasızca kılıçtan geçirmiş, boyunlarını baltalarla kırmışlardı.

İdam sehpaları kurdu Kabiller ve yağlı ilmeklerinde son nefeslerini vermiş mücahidlerin yüzlerine konan son tebessümü bir türlü anlamadılar!

Kabiller, alçakça öldürdükleri Habillere karşı asla bir üstünlük sağlayamazlar! Zira yüce Allah’ın va’di vardır ve gelecek müttakilerindir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir