Kanserle savaşan 10 besin grubu

Kanserle savaşan 10 besin grubu
Kanserle savaşan besinler

Kanserle savaşan 10 besin grubu

Dünyada her yıl 10 milyon insana kanser tanısı konuyor ve 8 milyon insan kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakamlar her ne kadar korkutucu gözüküyor olsa da, kanser oluşumu yüzde 30 ile 40 arası oranda önlenebilmektedir. Kanser riskinden korunmada yaşam biçiminin ve dolayısıyla beslenmenin göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir önemi vardır. Kanser riskini artıran gıdalardan uzak durmak ve sağlıklı beslenmek de bu yolda atılabilecek en önemli adımlardan biridir. Günümüzün en ciddi hastalıklarından olan kansere karşı bünyenizi korumak ve önlemler almak istiyorsanız öncelikle buzdolabınız öneriyoruz. Kanserle ilgili yapılan araştırmaların çoğunda, bitkisel gıdalara yönelmenin öneminden bahsedilmektedir.
Kanserle savaşan bu süper faydalı besin gruplarından her gün bir miktar tüketmeye çalışarak siz de kansere karşı önleminizi alabilirsiniz. İşte kanserle savaşan on besin.

Kanserle savaşan 10 besin grubu

Kanserle savaşan 10 besin grubu1 – TANELİ UFAK MEYVELER

Yaban mersini, böğürtlen, kızılcık, ahududu, vişne, çilek gibi taneli ufak meyveler, kanserle savaşan bitkisel içerikli besin grupları açısında son derece zengindir. Bu meyvelerin içindeki antosiyanin adlı madde, kanser riski taşıyan hücrelerin çoğalmasını yavaşlatır ve kanserli tümörleri besleyen yeni kan damarlarının oluşumunu önler. Kolon, yemek borusu, ağız ve deri kanserleriyle antioksidan etkileriyle de vücudunuzu kansere karşı korur. Günde bir avuç kurutulmuş (şekersiz olarak) yaban mersini tüketmek bu açıdan oldukça faydalı olacaktır. Yaban mersinini taze tüketmek isterseniz, bir çay bardağı gayet yeterli bir porsiyondur. Yaban mersinine alternatif ararsanız, benzer faydaları olan kara dut veya böğürtlenden de aynı miktarda tüketebilirsiniz.

2 – YEŞİL ÇAY

Hem yaz hem kış aylarında kanserle savaşmak için yeşil çay tüketebilirsiniz. Aslına bakarsanız hem severek tüketilen Siyah çay hem de yeşil çay, Camellia Sinensis adlı aynı bitkiden üretilmektedir.
Aralarındaki fark ise üretim sürecinden kaynaklıdır. Siyah çay üretilirken yaprakların okside olmalarına izin verilir ancak yeşil çay taze kesilmiş yaprakların hafif buharda pişirilmesi ile elde edilir. Buharda pişirme, enzimlerin polifenolleri dönüştürmesini engeller ve oksitlenmeyi önler. Yeşil çayın içinde güçlü oksidanlar olan kateşinler bulunur ve kanser riskini de bu madde sayesinde azaltır. Siyah çayda da bulunan kateşinler açısından yeşil çay çok daha zengindir. Bu yüzden kanserden korunmak istiyorsanız her mevsim günde iki bardak yeşil çay içmeyi ihmal etmeyin!

Kanserle savaşan 10 besin grubu
Kanserle savaşan 10 besin grubu

3 – GREYFURT

Kış aylarının vazgeçilmez meyvelerinden olan greyfurtun da vücudumuzu kanserden koruyan besinlerden olduğunu biliyor muydunuz?
Zengin bir lif kaynağı olan greyfurt, içerdiği enzimler ile kanserle savaşmaya da yardımcı oluyor. Greyfurt son derece zengin C vitamini içeriği sayesinde serbest radikallerle savaşan çok güçlü bir antioksidan. Yapılan araştırmalara göre C vitamini sizleri mide ve kolon kanserlerinden korumada aktif bir işlev görüyor. Kış aylarında günde sadece bir adet greyfurt yiyerek C vitamini ihtiyacınızın yüzde 70’ini karşılayabilirsiniz. Greyfurt yemekten hoşlanmıyorsanız alternatif olarak çilek, kivi, sivri biber ve kuşburnu tüketebilirsiniz.

4 – KIRMIZI ÜZÜM

Amerikan Illinois Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, düzenli olarak kırmızı üzüm tüketmek kanserli hücre oluşumunu engelliyor. Kırmızı üzümün bitkisel içeriği, hem kanserli hücre oluşumunu hem de mevcut kanserli hücrelerin yayılmasını önlüyor. Aynı zamanda üzüm kabuğu, kuvvetli bir antioksidan olan resveratrol bakımından zengin bir kaynak. Laboratuvarda yapılan çalışmalar sonucu üzüm ve üzüm suyunda bulunan fenolik bileşikler ve resveratrolün vücudumuzu kansere karşı koruyucu etki gösterdiği ortaya çıktı.

5 – BAL KABAĞI

Kış aylarının bir diğer vazgeçilmezi olan bal kabağı da tam bir kanser düşmanı. Parlak turuncu renginin de gösterdiği üzere bal kabağı güçlü bir antioksidan olan beta karoten açısından son derece zengindir. Bu madde bitki karotenoidlerinden biridir ve vücudumuzda A vitaminine dönüşür. Bununla birlikte sağlığımız için önemli fonksiyonlar gerçekleştirir. Beta karoten açısından zengin bir diyet vücudu akciğer, kolon, mesane, rahim ağzı, meme ve cilt kanserinden korumaya yardımcı olur. Kışın bal kabağını çorba yapabilir ve ya püre halinde yoğurtlu meze şeklinde tüketebilirsiniz. Bal kabağına alternatif diğer beta karoten zengini besinler arasında ise kayısı, havuç, tatlı patates, Trabzon hurması ve turunçgiller sayılabilir. Beta karotenlerin özellikle menopoz öncesi dönemde meme kanseriyle savaşma konsunda çok etkili olduğu çalışmalarla kanıtlanmıştır.

6 – SARIMSAK

Mutfaklarımızın vazgeçilmez besini sarımsağın her derde deva olduğunu bileyen yoktur. Peki sarımsağın kanserle de savaştığını biliyor muydunuz?
Sarımsağın içeriği üzerine yapılan çalışmalarda, kanserli farelere sarımsaktan elde edilen allisin maddesi enjekte edildiğinde normalden 6 hafta daha uzun yaşadıkları görülmüştür. Sarımsağın içindeki sülfürlü bileşikler bağışıklık sistemini güçlendirir, tümör hücrelerinin çoğalmasını baskılayan enzimlerin etkinliğini azaltır ve vücudumuzu kansere karşı korur. Sarımsak sevmiyorsanız bunun yerine aynı aileden olan soğan ve pırasa gibi sebzeleri de tüketebilirsiniz. Sarımsak tüketmek mesane, kolon ve prostat kanserleriyle önemli ölçüde savaşır. Hafta içi çevrenizdekileri rahatsız edeceğinizi düşünerek bu besinleri tüketmekten kaçınıyorsanız unutmayın ki pişmiş sarımsak ve soğan ağız kokusuna yol açmaz. Ayrıca sarımsağı bütün olarak tüketmenin çok daha etkili olduğunu da hatırlatmakta fayda var.

7 – KETEN TOHUMU

Her gün 10 gram keten tohumu tüketerek meme kanserine yakalanma riskinizi azaltabilirsiniz! Yağ, toz veya çay olarak tüketebileceğiniz keten tohumu sağlıklı yağlar içerir ve önemli bir lif kaynağıdır. Özellikle prostat, akciğer, kolon, kalın bağırsak ve meme kanserleriyle savaşmada etkilidir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, keten tohumunun içindeki lifli bileşiklerden biri olan lignan üzerine yoğunlaşmaktadır. Keten tohumunda sağlıklı omega 3 yağ asitleri, protein, yüksek oranda çözünür ve çözünmez posa ve lignan bulunmaktadır. Unutmayın, gün içinde ister tek başına ister yoğurtla 10 gram keten tohumu tüketmeniz kanserle savaşınız için yeterli!

8 – YULAF EZMESİ

Kansere karşı koruyucu bir diğer besin ise zengin fitokimyasal içeriği ile yulaftır. Araştırmalara göre özellikle içeriğindeki lignan adlı fitoistrojen bileşikleri vücudu meme kanseri riskine karşı korur. Yulafın içinde aynı zamanda çözünebilir bir posa olan beta-glukan vardır, bu madde kandaki kolesterol seviyesini düşürür ve kalp damar hastalıkları riskini azaltır. Yulaf ezmesi, kuru baklagiller ve bulgur gibi tam tahıllı besinlerin posa ve antioksidan bileşikleri vücudunuz kanserle mücadelesi için büyük önem taşır. Özellikle kahvaltıda bol bol tüketilen yulafı, her gün yoğurda bir veya iki çorba kaşığı yulaf ezmesi ekleyerek yiyebilirsiniz. Bu şekilde hem sindirim sisteminize yardımcı olur hem de kansere karşı koruyucu etki sağlar.

Kanserle savaşan 10 besin grubu
Kanserle savaşan 10 besin grubu

9 – TURPGİLLER
Kış sebzeleri arasında yer alan ve pek çok anti kanserojen bileşiği bulunan brokoli, karnabahar ve lahana gibi turpgiller ailesi üyeleri de kanserle savaşa yardımcıdır. Özellikle mevsimi olan kış aylarında tüketildiğinde bu besinler sizi kanserden korur ve anti kanserojen bileşikleri DNA hücre hasarının önlenmesine yardım eder. Sebzeleri uzun süre ısıya maruz bırakmak vitamin ve mineral kaybına sebep olduğu için brokoli ve karnabaharı buharda pişirmek daha yerinde bir seçenektir. Haftada 2-3 kez yaklaşık 200 gram brokoli tüketmek sağlığınız için çok faydaları olacaktır.

10 – DOMATES

Yaz aylarında bol bol tüketilen domates, likopen içeriği bakımından son derece zengindir. Antioksidan özelliği olan likopen; bitkiler ve mikro organizmalarca sentezlenen bir pigmenttir. Çalışmalarda, likopen üretimi ile kanser riski arasında ters orantı olduğu görülmüştür. Pişmiş domateste bulunan likopenin etkisi çiğ haline göre çok daha fazla. Bu nedenle pişmiş domates antioksidan kapasitesi açısından daha zengin hale geliyor. Yaz mevsimlerinde tüketilen domates; prostat, meme, sindirim sistemi, mesane, deri ve rahim ağzı kanserleri riskini azaltmada önemli rol oynuyor. Bu sebeple yaz aylarında hemen tüm öğünlerinizde domates tüketmeye özen gösterin, özellikle de pişmiş olarak!

Kanserle savaşan 10 besin grubu
Kanserle savaşan 10 besin grubu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir