Kaş hakkında detaylı bilgi

Kaş hakkında detaylı bilgi

Hitit metinlerinde ‘Işığın Ülkesi’ diye geçermiş Likyalı’ ların uygarlığı. Yüzlerce yıl, kurdukları demokratik yapıyı ve cennet topraklarını istilalara karşı korumuşlar. Bu toprakların bir parçası olan Kaş, tarih öncesi zamanlardan bugüne, insanları güzelliğine hayran bırakıyor.

Kaş hakkında detaylı bilgi
Kaş hakkında bilgiler

Kaş’ın cennet gibi güzellik reçetesinde pek çok karışım var: Genlerin ilk sırayı aldığı söylenebilir; bu genlerin göz alıcılığına kapılan medeniyetlerin hepsi burada tarihi izler bırakmış ve tarifi özgün kılmış. Ancak ‘günümüzün zamanı az, işi çok’ olan ve hızlı yaşayan insanına göre zahmetli sayılabilecek ulaşımı da; damakta unutulmayacak bir tat bırakan Kaş’ın reçetesine ‘şimdilik’ önemli bir katkı sunmuyor değil.

Antalya ve Dalaman havaalanlarından yaklaşık iki saat süren yolculuk, hafta sonu kaçamağı yapma niyetindeki çalışan kesimi, havaalanından daha kısa sürede ulaşılabilecek başka kıyı ilçelerine çekiyor. Durum böyle olunca, Türkiyenin diğer sahil beldelerindeki yaz tatili resminden biraz daha farklı bir görüntü çıkıyor ortaya: Giriş parası ödemeden şezlong bulabileceğiniz ya da direkt kumlara serilebileceğiniz plaj ve koylar, ‘yeterli’ sayıdaki eli lezzetli meyhane ve restoranlar, ilçeyle özdeşleşmiş bira ve kokteyl durakları; gittikçe artan otellere alternatif kamp seçenekleri ve bölge halkı tarafından işletilen sabun kokulu, güler yüzlü pansiyonlar.

Kaş hakkında detaylı bilgi

Antalya’nın dördüncü büyük ilçesi Kaş, batıda Fethiye’ye komşu; Eşen Çayı’ndan başlayıp, doğuda Üçağız merkezine kadar uzanıyor. Akdeniz’de tam karşısında, 2 km. uzağındaki Meis Adası ile yüz yüze bakıyor. Antik çağlarda, bugün ‘Teke  Yarımadası’ olarak bilinen Antalya ile Fethiye körfezleri arasındaki yarımadada yurtlanan ve Hitit metinlerinde ‘Lukkalılar’ diye geçen Likyalılar; M.Ö. 2000’li yıllarda ‘Habesos’ ya da ‘Habesa’ adıyla Kaş’ı kurmuşlar. Romalılar döneminde ise ‘Antiphellos’ ismiyle anılan antik kent; Karia ve Likya bölgeleri arasındaki bağlantıyı sağlamanın yanı sıra bir ticaret limanıymış. Arap istilasının ardından sırasıyla Anadolu Selçukluları’nın ve Osmanlı’nın topraklarına katılan ilçe; Cumhuriyet yıllarındaki mübadeleye tanık olmuş. Bunun bir sonucu olarak, Kaş’ın Rum ağırlıklı sakinleri Yunanistan’a gitmiş; oradaki Türkler de Kaş’a yerleşmiş.
90’lara kadar zorlu yolları ve büyük şehirlilere uzak gelen lokasyonu sebebiyle turistik bir özelliğe sahip değilmiş Kaş. Sonra yabancı ve yerli turistlerin karavanları ya da çadırlarıyla gelip tatil yaptığı bir ilçe haline gelmiş. İlçenin yerlisinin evinin kapılarını açıp pansiyon olarak sunmasından gittikçe artan konaklama seçeneklerine bugünkü duruma gelmiş.

Kaş’tan dönmeden önce şunları unutmayın:
Dalış: Kaş dünyanın en önemli 50 dalış merkezinden biri. Aşırlı Adası Deniz Mağarası ve güvercinleriyle ünlü Güvercin Mağarası’nı görün. Ayrıntılı dalış noktaları ve turları için Barakuda, Sun Diving, Kaş Diving gibi dalış merkezlerine danışabilirsiniz.
Yamaç paraşütü: Yamaç paraşütü yapmak için 650 metre yüksekliğindeki Asas Dağı’nın eteklerine çıkmak gerekiyor. 20-25 dakika süren bu nefes kesici deneyim boyunca Çukurbağ Yarımadası, mavi ve yeşilin kucaklaşması ayaklarınızın altında.

Kaş hakkında detaylı bilgi
Kaş hakkında detaylı bilgi

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir