Kaygı Nedir? Kaygı İle Başa Çıkma Stratejileri Nelerdir?

Kaygı; herhangi bir konuda endişe etmektir. Kaygı bizi tetikte, dikkatli, düşünceli, ilgili ve (kaçınılmaz olarak) birileri ile yakın temasta tutar. Bütün anne babalar kaygılanır. Ve bu kaygının belli bir kısmı sağlıklıdır. Ama aşırı ya da yanlış bir kaygı -abartılı ve takıntılı bir kaygı- hem ebeveynlerin hem de çocuğun, çocukluğun mucizevi yıllarının tadını tam olarak çıkartmalarını engeller.Kaygı Nedir? Kaygı İle Başa Çıkma Stratejileri Nelerdir?

Örneğin; hamilelik testinin sonucunun pozitif olduğunu öğrendiğiniz andan itibaren, kaygılar, ebeveyn olmanın bir parçası haline gelir. Gece uyuyamadıkları ya da bütün gece uyudukları zaman kaygı duyarsınız. Hala ilk adımı atmadığı için, veya adımı atınca, nereye toslayacağı konusunda kaygı duyarsınız. Arkadaş edinmeleri ve edindikleri arkadaşları konusunda kaygılanırsınız..bütün anne babalar kaygılanır. Ve bu kaygının belli bir kısmı sağlıklıdır. Özellikle çocuğunuzun emniyetini koruyacak kadar kaygılanmak akıllıcadır. Ama çocuğunuzun bir çocuk olmasını engelleyecek kadar kaygılanmak değil. Emniyetli yapıların emniyetli eğlenceyi garanti ettiği oyun alanlarına gitmeniz ve çocuğunuzun oyun alanındaki hareketlerine dikkat etmeniz yeterlidir ama oyun alanındaki bütün aletleri yasaklamanız gereksizdir. Kalabalık dükkanlarda ve kalabalık sokaklarda mantıklı önlemler almanız doğrudur, ama çocuğunuzun evden dışarı çıkmasına izin vermemek yanlıştır. Çocuğunuzu, bebek Bakıcıları ve diğer insanlarla yalnız bırakmadan önce bu kişileri araştırmanız doğaldır, ama çocuğunuzun sizden başka kimse ile yalnız kalmasına güven duymamak normal değildir.

Çocuklar, ebeveynlerinin kaygılarından etkilenirler; ama eğer abartılırsa bu kaygılar, yeteneklerinin gelişmesini yavaşlatır ve ebeveynleri gibi korkak olmalarına yol açarak güvenlerini zedeler. Büyümek, hesaplanmış riskleri almayı gerektirir ve anne babaları tarafından herhangi bir şeyi denemekten korkar hale getirilmiş çocuklar, ilerleyemezler.

Yani, kaygılanmaktan tümüyle vazgeçmeyin ancak, kaygınızı kontrol edin ve gelecekteki sonuçlarını düşün. Bunu, çocuğunuzun emniyetini sağlamak için yapın, çocuğunuzu baskılamak için değil; çocuğunuzu sevginizin içinde emniyette tutmak için kaygılanan, onu sevginizle bulmak için değil.

Aslında çoğunlukla tehdit edici, kaygı verici durumlarla karşılaştığımızda birçok yol denemişizdir. Hatta bir problemle karşılaştığımızda kendimizi ya alış verişe veririz, ya kitap okuruz ya da arkadaşlarımızla dertleşiriz, spor yaparız, bazen de konuyla ilgili ayrıntıları bilgileri toplamaya çalışırız, insanlara mesafeli dururuz, bazen de bir umit ışığı arar dururuz.. Kadınların daha çok baş etme stratejisi kullandığı belirtiliyor. Ancak her insan aynı stratejiyi kullanmayabilir. Sorunlar karşısında bize en uygun olan, işe yarayan stratejileri ve uğraşları seçeriz.
Bazı insanlar problemi görmezden gelerek tepki gösterir. O durumu düşünmemeye çalışarak bastırarak, uzaklaşmaya çalışarak baş etmeye çalışırlar. Bir olay karşısında kaygılandığımız zaman, bize “sürekli bu olayı düşünerek bir yere varamazsın, rahatlamak için biraz başka şeyler düşün.” diyen insanlar aslında bize “bastırma” stratejisini kullanmamızı önermiş olurlar.
Bazı insanlar ise; sorun hakkında mümkün olduğunca bilgi edinip en etkili hamleyi yapabilecekleri konuma geçmek isterler. Yani bu durumda,duyarlılaşma stratejisini kullanmaktadırlar. Örnek verecek olursak; iş görüşmesine giderken ayrıntılı şekilde bilgi edinmiş hazırlanmışsak bu stratejiyi kullanmış oluruz.Kaygı nedir kaygı ve kuşkudan  nasıl kurtuluruz

Peki bu stratejiler ne kadar etkilidir?

Bastırma stratejileri, kısa vadede faydalı olmaktadır. Mesela; final sınavı haftasında, sınavlara odaklanmak için ilişkinizdeki sorunları kısa bir süreliğine göz ardı etmek bizim için faydalı olacaktır. Ancak bastırma stratejisinin yaptığı şey, sorunu ertelemektir. Bu sebeple, önemli nokta, problemi çözmek için yapılacak bir şey var mı, yoksa sadece durumu kabullenmek mi gerekiyor? sorusuna vereceğimiz cevap bize yol gösterecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir