Kokulara karşı hassasiyet

Kokulara karşı hassasiyet
Koku hassasiyeti

Kokulara karşı hassasiyet

Gözleriniz yanıyorsa, durup dururken öksürmeye başlıyorsanız, hatta başınız dönüyorsa ve kendinizi kötü hissediyorsanız belki de sebebi kullandığınız oda spreyi, yeri sildiğiniz temizlik ürünü, işyerinizdeki koku püskürtücü, yanan kokulu mum, arabanızdaki koku verici…

O kadar hep koku peşindeyiz ki, yaratıldığımızdan beri “misk ü amber”in ardı sıra dörtnala gidiyoruz. Ama koku, iki ucu keskin bıçak! Parfümlerden temizlik ürünlerine hatta çamaşır sularına, yumuşatıcılara, oda kokularından tütsülere, kokulu mumlara, kokulu lambalara, her türlü kozmetik ürünlere ve nihayet araba kokularına kadar ne ile karşı karşıyayız bilen var mı? İş merkezlerinde gepgeniş katlara koku püskürtücüler yerleştiriliyor her gün. Sonuç, baş ağrıları ve verim düşüklüğü (iş merkezine nasıl da uygun değil mi ?).

Temizlik ürünlerindeki sentetik kokular çok güçlü tahriş ediciler. Bu kokuları oluşturan kimyasal maddeler gözlerde kaşınma ve yaşarmaya, burunda tahrişlere neden oluyorlar. Ama etkiler bununla da kalmıyor, daha derinlere gidiyor. Kimyasal koku vericiler astım ataklarını başlatabiliyorlar ve alerjileri azdırabiliyorlar.
Düşünce gücünüzü etkilerken, konsantrasyonunuzu da bozabiliyor. Hassas insanlar üzerinde bu etkiler en güçlü biçimde ortaya çıkarken, diğer insanlarda da bunlara karşı bağışıklık garantisi yok.

Kokulara karşı hassasiyet

Gözleriniz yanıyorsa, durup dururken öksürmeye başlıyorsanız, hatta başınız dönüyorsa ve kendinizi kötü hissediyorsanız belki de sebebi kullandığınız oda spreyi, yeri sildiğiniz temizlik ürünü, işyerinizdeki koku püskürtücü, yanan kokulu mum, arabanızdaki koku verici. Kaşınmalara, ciltte kızarıklıklara ve egzemaya kadar yolu var! Çöp kutularına, elektrik süpürgelerine ve klimalara bile sentetik koku doldurmanın sonu budur işte.
Elbette bu kokular misk geyiğinin karnının altından ele geçen misk kokuları değil (ki zaten doğal kokuların da zararsız olduğunu kimse söyleyemez).

Kokulara karşı hassasiyetEskiden çeşit çeşit koku maddeleri ürünlerde kullanılır ve ambalajda sadece parfüm diye toptan gösterilir geçilirdi. 2006 yılından beri alerjik potansiyele sahip şaibeli koku maddelerinin belli miktarın üzerinde ambalajda mutlaka ismen belirtilmeleri gerekiyor. Böylece bu maddelere karşı hassasiyeti olanların kendilerini korumaları sağlanıyor.

Bir de ayrıca polisiklik misk koku maddeleri var ki bildiğiniz bilmediğiniz her yerde kullanılıyorlar. Tamamı sentetik. İnsanlar üzerindeki zararlarının yanında kullanımdan sonra atık sular üzerinden çevreye de ulaşıyorlar. Doğada parçalanmaları son derece yavaş. Yağda çözünüyorlar ve bu yüzden canlı vücutlarında birikme potansiyelleri var. Su organizmaları için de yüksek zehirlilik gösterebiliyorlar. Hem endokrin etki gösterebiliyorlar yani hormonmuş gibi davranabiliyorlar hem de kansere neden olmaları tartışılıyor.
Ya iç mekanlardaki sigara kokusunu gidermek için oda spreyi kullanılmasına ne demeli? Sigara içen anne babalar güya çocuklarını bu yolla koruyacaklar… Sigaradan gelen zararlılar ve oda spreyinden gelen koku maddeleri harman olup bugün henüz daha tam olarak araştırılmamış süper zararlı bir ortam oluşturuyorlar büyük ihtimalle (kokulardan sigara kokusu da ayrı ).

Kokulara karşı hassasiyet
Kokulara karşı hassasiyet

Arabalarda iç aynanın sapına asılan çoğunlukla çam ağacı şeklindeki araba kokuları, yaydıkları uçucu kimyasal maddelerle sağlığınız için tehlike oluşturabilirler (arabada sigara da içiliyorsa o küçük hacimde camı açmak neye yarar ki ?). Sigaradan yayılan ve zararlı maddeler içeren çok ince partiküller araba kokularından yayılan kimyasallarla birleşerek kanser riskini oldukça artırabilirler. Siz siz olun arabanıza o kokuları sakın asmayın ve araba yıkayıcılarına da astırmayın. Araba kokusunu arabadan çıkarabilmek için kaç güne ihtiyaç var bir deneyin. Araba kokusu asmış taksilere de binmeyin.
Sigara konusunda pasif içiciliğin ne kadar zararlı olduğunu anlatmaya artık gerek yok sanırım. Peki, pasif koku altında kalma! Bir gün aynen sigara yasağı gibi bir koku yasağının gündeme geleceğini söylesek… Yani önce kokusuz alanlar oluşturulması ve eninde sonunda kokunun hepten yasaklanması: Olabilir mi? Gün gelir belki de olur, mesela öncelikle kapalı alanlarda koku yasağı.
Kokulara karşı hassasiyet konusunda sonuç olarak: Peki bu kokulardan uzak durulduğunda ortamlardaki kötü kokulardan nasıl kurtulacağız diyorsanız cevabı çok basit: sık sık havalandırın!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir