Mevlana Fihi Ma Fih eseri hakkında bilgiler

Mevlana Fihi Ma Fih eseri hakkında bilgi

Bu eser Mevlana’nın (k.s) çeşitli meclislerde yaptığı sohbetlerin bir tutanağıdır. Bazılarının sohbet esnasında, bazılarının sonradan müritleri veya bizzat oğlu sultan Veled tarafından yazıldığı sanılıyor. Eser altmıştan fazla fasıldan oluşur. 

Bu eser yine Mevlana’nın eşsiz söz söyleme kudretinin eseridir. Mensur bir eser olmakla birlikte son derece veciz bir dil kullanılmıştır. Fihi Ma Fih’in kelime karşılığı “içindeki içindekiler”dir. Genelde Mevlana’nın eserleri hep bir başkası tarafından kaleme alınmakla birlikte isimlerini kendisi koymaktadır. Ancak bu eserin isminin tarihi kaynaklarda değişik şekillerde kaydedilmesi, ismin sonradan verildiği düşüncesini kuvvetlendirmektedir. Fihi Ma Fih uzunlu Kısalı çeşitli bölümlerden oluşur. Toplumsal ihtiyaçlara cevap veren konular mevzu alınır. Çoğu zaman şansına edilen sorular çerçevesinde mevzu gelişir. Fihi Ma fih bu yönüyle devrin sosyal yapısının, tarihi şartlarının, düşünce ortamının bir analizidir. 

Mevlana Fihi Ma Fih eseri hakkında bilgiler

Ele alınan konular muhtelif olmakla birlikte genel çerçeveyi yine tasavvuf belirler. Halka bu çerçevede bir bakış kazandırılmak amaçlanır. Allah’ın mutlakiyeti, varlığın birliği, aklı cüzi, aklı külli, kainattaki düzen, dünya, ahiret, tasavufi makamlar, Mertebeler ve aşk bütün konuların özü olarak ele alınır. 

Mesnevideki zengin malzeme, Fihi Ma Fih’de de kullanılır. Kuran ve hadisler temel alınarak, Kıssalar, hikayeler, manzum parçalar, nüktelerle anlatım canlı ve akıcı kılınır. Mesnevi’deki ve Divan’ı kebir’deki coşkun, lirik, çağrışımların peşinden giden anlatım fihi Ma Fih’de pek yoktur. Konular derli toplu, açık ve öğretici bir anlatımla verilir. Hz. Mevlana burada tam bir öğretmen, hoca edasıyla, konuları enine boyuna öğrencilerinin sindirmesi, söylenenleri herkesin anlaması İçin tane tane anlatmaktadır. 

Mevlana Fihi Ma Fih eserlerinden seçmeler

“Hikmet yağmura benzer. Madeninde sonsuzdur; fakat ne kadar gerekse o kadar yağar. Kışın, baharın, yazın, güzün, Ölçülü miktarda.” 

“Biz su üstündeki kaseyiz sanki. Suyun üstündeki  kasenin gidişi, kasenin dileğiyle değildir, suyun emriyledir, suyun dileğiyledir. “

Mevlana Fihi Ma Fih eseri hakkında bilgiler
Mevlana Fihi Ma Fih eseri hakkında bilgiler

“Düşünce muaheze edilemez. İnsanın içi Hürriyet alemidir, düşünceler latiftir, onlara hükm olunmaz. ‘Biz görünene hükmederiz, sırları Tanrı bilir.’ buyrulmuştur. Bu düşünceleri sende yüce Tanrı meydana getiriyor ve sen bunları yüz bin çalışıp çabalama ve la havle ile kendinden çıkarıp atamazsın. İşte bu yüzden ‘Tanrı’nın alete ihtiyacı yoktur.’ derler. O tasavvurları ve düşünceleri, kalem ve boya gibi aletler olmadan, sende nasıl hasıl ettiğini görmüyor musun? Düşünceler, havadaki kuşlar ve yabani Ceylanlar gibidir. Bunları yakalayıp kafese koymadan önce satmak şeran caiz değildir. Havadaki kuşu satamazsın. Satışta satılan şeyi teslim şarttır. Mademki buna gücün yetmiyor öyleyse neyi teslim edeceksin.” 

“Evet attarın yanına geldin mi, şekeri çoktur; ama kaç parayla geldin ona bakar, o kadar şeker verir. Burada da gümüş para himmettir; inançtır. Söz, inanç ve himmet Miktarınca artar durur.”

“Mesela bebek annesini her ne kadar adamakıllı tanımaz ve bilmezse de onunla sükunet bulur, avunur ve rahat eder. Ondan kuvvet alır. Meyva da dalında rahat eder, tatlılaşır ve olgunlaşır; buna rağmen ağacın ne olduğundan haberi yoktur. Bunun gibi her ne kadar insanlar o büyükten ve onun harfinden, sözünden kuvvet bulur, yetişmiş olur ve onu layıkıyla bilmezler ve ona eremezlerse de bütün insanlarda harf ve sesin ötesinde bir şey vardır ve her insan çok büyük bir alemdir.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir