Mimar Sinan Çağında Medrese Mimarisi

Mimar Sinan, geleneksel diyebileceğimiz ortası revaklı avlulu, revakların arkasında kalan hücreleri ve dershanesi olan plan anlayışında çok sayıda medrese inşa etmiştir. İstanbul Haseki Sultan (1539), Kılıç Ali Paşa (1580) ve Üsküdar Mihrimah Sultan (1547) külliyeleri bünyesindeki medreseler bu plandaki en güzel örneklerdir. Yine aynı plan tipini gösteren Süleymaniye külliyesindeki medreselerde, Selimiye örneğinde olduğu gibi ikiz bir düzenleme görülür. Selimiye külliyesinde yer alan Dar’ül Hadis ve Dar’ül Kurra medreseleri, camiinin kıble yönünde karşılıklı olarak birbirine benzer şekilde inşa edilmiştir.

mimar-sinan-medrese-mimarisi

Mimar Sinan’ın ilerlemiş yaşına rağmen inşa ettiği ve adına “ustalık eserim” dediği Selimiye Camii, hem kendisinin hem de Osmanlı mimarisinin en nadide baş eserlerinden birisidir. Camiinin kapısında bulunan kitabede yazılanlara göre eserin yapımı 1568’de başlanmış,1574’de açılması planlanmış ise de ancak padişahın vefatı üzerine 1575 yılının Mart ayında ibadete açılmıştır. Mimar Sinan, Selimiye’de daha önceki hiçbir antik çağ mabedinde ve hiçbir camiide görülmemiş bir teknik kullanmıştır. Medreselerin geniş anlamda, devlet eliyle kurulması, parasız olması ve medrese Teşkilatı’nın en küçük ayrıntılara kadar tespiti, selçukluların eseridir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir