Müeyyedzade Abdurrahman (1516)

Sultan II. Beyazid ve Yavuz Sultan Selim devri bilgilerimizdendir. 1456 yılında Amasya’da doğmuştur. Dedesi Şemseddin Müeyyed Çelebi’den dolayı Müeyyedzade lakabıyla şöhret bulmuştur.

Tebrizli ünlü âlimlerden dersler alarak yetişen Müeyyedzade, şehzadeliği sırasında yakın dostları arasına girdiği II. Beyazid’in padişah olmasından sonra İstanbul’a gelerek Kalenderhane Medresesi’nde müderris olmuştur. Daha sonra Sahn-ı Seman Medresesi müderrisliği ve Edirne Kadılığı görevlerine getirilmiş, bu vazifede iken önce Anadolu, dört yıl sonra da Rumeli Kazaskerliği’ne tayin edilmiştir. Yavuz döneminde bir süre vazifesinden alındıysa da tekrar Rumeli kazaskerliğine getirilen ve padişah tarafından her zaman saygı ve takdirle anılan Müeyyedzade, Çaldıran seferine de katılmış olup bu sırada çıkan bazı olaylar sebebiyle azledildikten kısa bir süre sonra 13 Eylül 1516 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir. Kabri Eyüp Sultan Türbesi civarındadır.

Başta Şeyhülislam Kemalpaşazade ve Ebussuud Efendiler olmak üzere dönemin ünlü alimlerinin yetişmesinde büyük emekleri olan Müeyyedzade’nin Arapça ve Farsça’ya ana dili gibi hakim olduğu, üç lisanda güzel şiirler yazdığı ve nakli ilimler yanında akli ilimlerle de iştigal ettiği bilinmektedir. “Mecmua’l-feteva” ve “Cüz’ü lâ-yetecezza” isimli eserleri meşhurdur. Vefatının ardından bıraktığı yedi bin ciltlik hususi kütüphanesindeki bazı eserler Yavuz tarafından satın alınarak saray kütüphanesine nakledilmiştir.

Osmanlının en bilgin Padişahlarından olan Yavuz Sultan Selim Müeyyedzade’nin  vefat etmesi üzerine ilim, fazilet ve kemalini takdir ederek; “Ne yazık ki onun son zamanına yetiştik” demiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir