Musa ve Firavunun Gerçek Hikayesi

Musa ve Firavunun Gerçek Hikayesi

Firavun

O, sarp yokuşu çıkacak! Ayaklarında köstek, boynunda bukağı. Kırık kanatlar gibi düşecek kolları iki yana. Bulutları yırtan burnu kırılmış, kaval kemikleri ezilmiş olacak. Öyle bir sarp yokuş ki, çıktığı; her yanını diken bürüyecek, her yanından ateş kaynayacak. Nar-ı Semûm ve Zakkum ve Gassak… “Lâ yezûgûne fîhâ berdan velâ şerâbâ”

Bir gün Musa gelmiş ve “Seni doğru bir yola hidayet edeyim mi? Allah’tan korkan bir mü’min haline gelmek istemez misin?” demişti de, kulaklarını tıkayıp, sırtını çevirmişti. Nefret ve kinle kararmıştı çirkin yüzü. Yanında büyüyüp yetişmiş bir çocuktan akıl mı alacaktı? Kendisini cebbar ve kahhar sanıyor, ateşler içinde yanıyordu. Hemen adamlarını başına toplayıp: “Ben sizin en büyük rabbinizim!” demişti.

Kibir ve gururu ona daima iktidarda kalmasını, o koltuğu asla terk etmemesi gerektiğini buyuruyordu. Bu sebeple her yana heykellerini diktirmiş; teb’asına, putları önünde saygıyla eğilmelerini emretmişti.

Musa doğmadan önce de tahtından olma korkusu ciğerlerini doldurduğundan, “keskin kamışlar üstünde doğursun kadınlar! Yakup soyundan hiç bir erkek çocuk yaşamasın!” diye buyur buyrultular çıkarmıştı.

Tanrılık iddia ediyordu ama, Nil’den gelecek bir bebeğin her şeyini elinden alacağını öngörememişti. Bütün müstekbirler gibi aptaldı!

Musa’nın ejderhası sâhirlerin oyuncaklarını yalayıp yuttuğunda da, bunun bir sihir olmadığını anlayıp Hak’ka imanlarını açıklayan müminlere: “ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim! Diye bağırmıştı.

Mülkünü tehdit edenleri kazığa vurdurmayı adet haline getirmişti. Lakabı “kazıklar sahibi”ydi… Nice işkence aletleri geliştirmiş, geliştirenleri ödüllendirmişti. Yüksek kuleler, her taşı kan ve gözyaşıyla yerine konmuş muazzam ehramlar yaptırmıştı.

Haram rızıklarla kirlenen kursağına Kızıldeniz’in çamurları dolduğunda “Musa’nın Rabbine inandım!” demişti ama “Şimdi mi?” diye soruldu. Artık hiç bir konuşmaya izinli değildi.

Böylece Firavunun  hikayesi son buldu. Daha sonra ona özenen nice cabbarlar geldiler gerçek dünyaya. Onun doğup büyüdüğü Nil kenarında yeni firavunlar türedi.

Lakin hiç kimse eski ve öncü Firavun’un yapayalnız öldüğünü ve sonraki bütün firavunların da yalnız öleceklerini unutmasın!..

(Ahmet Efe/Çirkin Portreler)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir