Nazar boncugu şeytanın gözümü?

Nazar boncugu şeytanın gözümü?
Nazar boncugu şeytanın gözümüdür?

Nazar boncugu şeytanın gözümü?

Yıllardır var olduğu için kimse farkına varmaz ancak, herkesin evinde en az bir nazar boncuğu vardır. Yeni bir ev alınca hemen nazar boncuğu her gelenin görebileceği bir yere yerleştirilir. İnanılan odur ki, herkesin dünyaya açılan penceresi gözdür ve göz her türlü iyi ve kötü düşüncenin ilk çıkış noktası olarak kabul edilir. Bu düşüncelerden kötü olanını mavi renkli taşın yok ettiğine inanılır. Kötü düşünceli göz ilk mavi taşı fark eder, böylece kötü enerjisi insana değil, taşa gider. İşte bu yüzden evin en görünen yerine asılır ki, “nazar” ya da Nazar inancının temeli antik çağa uzanır. Eski Yunan inanışına göre, kaselerin üzerindeki abartılı büyüklükteki gözler, tehlikeli ruhların ağızdan içeri girmesini engeller. Şamanizm inançlarına göre mavi göz, iyiliğine inandıkları Gök Tanrı’nın gözüdür ve onları kötü gözlerden, yani Yer Tanrısı’ndan korur. Olumsuz duygular taşıdığına inanılan kötü bakışlardan korunmak için o gün bugündür nazar boncuğu ya da göz boncuğu denilen, aslen göz biçimindeki mavi boncuk kullanılır. Anadolu’nun bulunan ilk nazar boncukları Hitit dönemine tarihlenir. Frig döneminde aynı bölgede ortaya çıkan nazar boncuklarının tek benekli seçenekleri tespit edilir. Aynı dönemde ve aynı bölgede, benekli göz ve halka şeklinde nazar boncukları Roma dönemine ait olduğu bilinen buluntular arasında yer alır.

Nazar boncugu şeytanın gözümü?

Nazar boncuğunun geçmişi aslında camın geçmişiyle aynı temellere dayanır. Nazar boncuğu, cam dünyasına sonradan dahil olsa da, insanoğlunun inanç sistemine bağlı olan bir gelişme olarak cam, boncuk haliyle nazara Nazar boncuğunun hikayesi Cumhuriyet’in kurulduğu yıllarda, Anadolu’nun Osmanlı sınırları dışında kalan Doğu Akdeniz kıyılarında başlar. Nazar boncuğu yapımının merkezinin Ege olması ise 1940-45 yılları arasında cam ustalarının Akdeniz’den İzmir’e göç etmesine dayanır. Zamanla İzmir’de yaşayan ustaların cam eritmek için kullandıkları çam odunu yakın çevrede tükenmesi, şehir merkezinden köylere bir kez daha yer değiştirmelerine sebep olur. Böylece artık Türkiye’de nazar boncuğunun üretildiği, İzmir’e bağlı önemli iki köy Görece ve Kurudere olacaktır. Ocak başında çalışan nazar boncuğu ustaları kızılçam odunu kullanırlar, çünkü çırası reçineli olduğu için alevi daha güçlü olur. Bu uygulama camın erimesi ve aynı kıvamda kalabilmesi için büyük önem taşır. Görece köyündeki boncuk ustaları kızılçamı eskisi gibi kolay bulamamaya başlayınca bir kısmı Kurudere köyüne taşınırlar.

Nazar boncugu şeytanın gözümü?Nazar boncuğunun pek çok formu, en yaygını mavi de olsa aslında pek çok rengi ,duvara asılanı, raf üstünde kullanılanı, onlarca çeşidi yapılır. Ustaların dilinde, boncukların ebatlarına ve modellerine göre isimleri değişir: Danagöz, saraç, kuzu, silindir, şekerlik, dilgöz. En yaygın nazar boncuğu rengi olan maviyi elde etmek için bakır oksit kullanılır. Farklı karışımlarla açık mavi ve turkuvaz renkleri de elde edilir. Leylak ve elatun renklerini elde etmek için kobalt oksit, sarı için kurşun, metal ve çinko karışımı gerekir. Ama önünde sonunda genellikle tercih edilen renk mavidir!

Nazar boncuğu, üretimi sırasında istenilen formda cam yüzeye, bir miktar cam küçük bir kabartma halinde bırakılarak ya da iç içe halkalar biçiminde şekillendirilir. İnanan, inanmayan herkesin evinde “ya doğruysa” diye düşünerek bulundurduğu nazar boncuğu kötü bakışların, kötü enerjinin karşısında evin koruyucusu, ama aynı zamanda mavisinin canlılığı ve türlü estetik formuyla dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir süs eşyasıdır.

Nazar boncugu şeytanın gözümü?
Nazar boncugu şeytanın gözümü?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir