Nemrut Dağında gündoğumu ve günbatımı

Nemrut Dağında gündoğumu ve günbatımı
Nemrut Dağında gün batımı

Nemrut Dağında gündoğumu ve günbatımı

Hakkında yazılıp çizilenleri toplasanız kendi boyunu aşabilecek Nemrut Dağına çıkalım. İki bin yıldır Nemrut’un zirvesinden güneşin doğuşu ve batışını seyreden görkemli heykellerle omuz omuza verip günü birlikte bitirelim. Buram buram tarih kokan bu macerayı sizlere de öneriyoruz!…
Bozkırın ortasında, bol virajlı kilometreleri ardımızda bırakarak yol alıyoruz. Tepeleri yavaş yavaş tırmanırken bir yandan Kommagene insanlarını düşünüyorum. Başkalarını bilemem ama beni Nemrut’a çıkaran şey iki bin yıl öncesine tarihlenen Kommagene insanlarından bugüne ulaşanlara duyduğum ilgi. Kralları Antiochus heos’un anıt mezarı olduğu tahmin edilen tümülüs ile hemen önündeki ve arkasındaki heykeller, dile kolay tam iki bin yıldır Nemrut Dağının zirvesinde duruyor. Anıtın gizemi ise hala sürüyor…

Nemrut Dağında gündoğumu ve günbatımı

Yolun araçla ulaşılabilen son noktasına geldikten sonra günbatımını kaçırmamak için hızlı adımlarla tümülüse doğru ilerliyoruz. Dağın zirve noktasındaki tümülüsün etrafında heykellerin bulunduğu doğu ve batı teraslarıyla bunları birbirine bağlayan bir tören yolu görüyorum. Doğu terasından güneşin doğuşu, batı terasından da batışı izlenebiliyor. Yol bizi önce doğu terasına götürüyor. Burada, heykellerle karşılaşıyoruz.

Nemrut Dağında gündoğumu ve günbatımı
Nemrut Dağında gün doğumu

Yapıldıkları ilk zamanlarda daha yüksekte, tümülüsün hemen altında bir kaidede sıralı halde duruyormuş heykeller. Aradan geçen iki bin yıl, bu dev kütleleri bir parça da olsa yerinden oynatmış. Bulunduğumuz doğu terasındaki Tanrılar Galerisi’nde Kral Antiochus heos’un da heykeli bulunuyor. Aklımıza hemen şöyle bir soru geliyor: Kendi heykelini onların yanına yaptırarak ölümünden sonra isminin tanrılarla beraber anılmasını mı istedi acaba? Ya da kendisini tanrılara bir arkadaş kılarak ölümsüzlüğe uzanacağını mı düşündü? Kral Antiochus heos’un gerçek amacıyla ilgili bugünde yaşayan bizlerin sadece tahminler yürüteceğini düşünerek yola devam ediyoruz.

Bu arada önemli bir not düşelim: Heykelleri yapılan tanrıların bir kısmı doğu bir kısmı da batı kültürüne ait. Kommagene Uygarlığı’nın hem Yunan hem de Pers’lerden etkilendiği hatırlanacak olursa karşımdaki bu resim gayet doğal. Doğu terasında biraz vakit geçirdikten sonra kuzey terası üzerinden, batı terasına doğru ilerlemeye başlıyoruz. Görüyoruz ki, yaya yolunun inşaatı ağır ve eski kalaslar kullanılarak yapılmış. Kim ne derse desin doku tutmuş gibi çünkü yol bu haliyle bile hem çok şık hem de ortamla mükemmel bir uyum içinde görünüyor. Nemrut Dağında gündoğumu ve günbatımı görülmeye değer…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir