Nübüvvet Mührü

Allah-u Zülcelal Peygamber olarak gönderdiği kullarına bazı alametler vermiştir. Bunlardan biri de peygamberlik mührüdür. Peygamberimizin peygamberlik mührü, iki kürek kemiği arasında, sağ omzuna biraz daha yakın, güvercin yumurtası büyüklüğünde bir ben idi.

Selman Farisi radiyallahu anh, Müslüman olmadan peygamberimizin ahir zaman nebisi olup olmadığını anlamak için yakından tanımak istemişti. Efendimizin yanına geldiği zaman onun ashabıyla birlikte oturduklarını gördü. Daha önce hizmet ettiği rahip, ahir zaman peygamberinin sırtında nübüvvet mührü olacağını bildirmişti. Selman Radiyallahu anhu onu görmek istiyordu. “Belki görürüm,” diye, Efendimiz’in etrafında dolaşmaya başladı.
Peygamberimiz, Hz. Selman’ın ne istediğini anlamıştı, elbisesini omzundan biraz sarkıtıp:
“Sana söylenen mührü görmek istersen bak,” buyurdu.

Hz. Selman, gönlünden geçeni kimseye söylemediği halde peygamberimizin bunu bilmesinden dolayı, onun Allah’ın Resulü olduğuna inanmıştı. Resulullah’ın mübarek sırtına bakınca iki omuzu arasındaki müdürü gördü. Üzerindeki şekil, “Muhammedün Resulullah” yazısı şeklindeydi. (Ahmed b. Hanbel, V, 442-443)

Birçok sahabe, nübüvvet mührünü öpebilmek aşkıyla yanardı. Bazıları bu şerefe nail olmuştu.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem ahirete irtihal ettiği zaman siması sanki hayattaymış gibiydi. Sahabe-i kiram onun vefatından şüpheye düştüler. Sırtına baktılar, peygamberlik müdürünün gayb alemine gitmiş olduğunu görünce onun vazifesi tamam olup bu dünyadan zahiri olarak ayrıldığını anladılar. (Tirmizi; Şemail, s. 15)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir