Nuh Tufanı ve Sonrası

Nuh Tufanı

Hz. Nuh kavmini Hakk’a davet etti, ancak kavmi onu yalanlayıp inkar ederek kafir oldu. Bunun üzerine Cenab-ı Hakk Hz. Nuh’a (aleyhisselam) bir gemi yapmasını emretti. Hz. Nuh, Allah Teala’nın kavmini suya gark ederek helak edeceğini  anladı.

Ondan sonra gemi su üzerinde altı ay yürüdü, recebden zilhicceye kadar bir yolculuk sürdü. Sonunda gemi Cûdi dağının üzerinde durdu ve gemiden bir kapı açıldı. Hz. Nuh oradan bakınca yeryüzünün ak olduğunu gördü ve “İlahi! bu ak şeyler nedir?” diye sordu. Hak Teala, senin kavminden ölenlerin kemikleri, deyince Nuh (Aleyhisselam) olanlara çok üzüldüğünü ifade etti.

Nuh Tufanı ve Sonrası
Nuh Tufanı

Katâde (radiyallahu anh) şöyle demiştir: Ben Tevrat’ta şöyle gördüm: Hak Teala, Nuh’a (aleyhisselam) gemi yapmasını; o geminin başının horoz başı, göğsünün kuş göğsü ve kuyruğunun da yine horoz kuyruğu gibi olmasını vahyetti. Hayvanlardan da erkek ve dışı birer çift gemiye alındı. İblis, eşeğin kuyruğunu yapışıp öyle girdi ve Nuh’un  (aleyhisselam) gemisi altı ay su üstünde yürüdü.

Nakledildiğine göre Nuh (aleyhisselam) gemide bir ihtiyar gördü. Ona kim olduğunu ve gemiye nasıl bindiğini sordu. İhtiyar cevap verdi: Ashabının gönlü bende, bedeni sende olsun diye girdim.  Bu cevaptan Hz. Nuh onun kim olduğunu bildi ve şöyle dedi: Sen İblis’sin. İblis, “Ey Nuh! Senin halkına helak eden beş şeydir. Onların üçünü sana söyleyeyim ama ikisini demem deyince, Allah Teala şöyle buyurdu: o üçüne gerek yok, ikisini desin. Bunun üzerine İblis, “Ey Nuh! Bütün halkı helak eden İki şeyden biri haset, diğeri de hırstır. Ben haset ettiğim için lanet olundum, hırs yüzünden de Âdem cennetten çıkarıldı.”  dedi.

Vehb b. Münebbih (radıyallahu anh) şöyle dedi: O geminin üç kapısı vardı ve gemi üç kattan oluşuyordu. Üst katında insanlar, orta katta kuşlar ve evcil hayvanlar, en altta ise aslanlar ve diğer vahşi hayvanlar bulunuyordu.

Keşşâf’ta şöyle denilmektedir: Yeryüzü suyla doldu, gemi bir balık gibi suda yüzerdi.

Kadı Beyzavî ise şöyle demektedir: İddia edildiği gibi her yer suyla dopdolu değildi. Belki kırk arşın kadardı. Kâfirler suda boğuldular, sadece Ûc b. Unuk kaldı, su onun ancak topuğuna kadar çıkabilmiştir.

Hz. İbn Abbas şöyle demiştir: Ûc’un boyu 3333 aşındır, her parmağında iki tırnağı vardır. Ûc’un suda boğulmamasının sebebi şudur: Nuh’un (aleyhisselam) yaptığı geminin ağaçlarını Ûc b. Unuk,  Şam’dan getirmiştir.

Nuh Tufanı ve Sonrası
Nuh Tufanı

Nihayet Nuh (aleyhisselam) ve beraberlik beraberindekiler gemiden çıktılar. O gün “aşura günü” idi. Hak Teala, Hz. Nuh’a (aleyhisselam),  ilk çıktığı yere bir köy yapmasını emretti. İşte gemideki seksen kişi bu köye yerleşip evler yaptılar ve o köye “Semânîn”  denildi.

Nakledildiğine göre Müfessirler Nuh’un (aleyhisselam)  kaç yıl yaşadığı konusunda görüş ayrılığına düştüler.

Hz. İbn Abbas öyle demiştir: Nuh (aleyhisselam), gemi yapmaya başladığında 480 yaşındaydı.600 yaşında gemiye bindi. Tufanla birlikte alem gark olduktan sonra 350 yıl daha yaşadı. Bu hesapla Nuh’un  (aleyhisselam) ömrü 950 yıldır.

Bazıları, Nuh’un  (aleyhisselam) gemisinin  halen Kafdağı’nın üzerinde olduğunu söyler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir