Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) Soyu

Peygamberimiz (s.a.v), Hz. İbrahim’in (a.s) oğlu İsmail’in (a.s) soyundandır. Hz. İbrahim bir oğlu İsmail Kabe’nin inşasını tamamlayınca şöyle dua etmiştir:
“Ey Rabbimiz! Neslimizden gelen Müslüman Ümmet içinden bir peygamber gönder ki onlara âyetlerini okusun ve kendilerine kitabı, hikmeti öğretsin, onları her kötülükten arındırsın” [Bakara 2/129]. Yüce Allah bu duayı kabul etmiş ve Hz. İsmail’in (a.s) soyundan Peygamberimiz’i göndermiştir.

Hazreti İsmail’in çocukları ve torunları çoğaldı ve tüm Arap yarımadasına dağıldı. İçlerinden Adnanoğulları, onların içinden Kureyş kabilesi, Kureyş kabilesinden de Haşimiler kolu daha çok itibar gördü.

Kureyş kabilesi ticaretle uğraşırdı. Kış mevsiminde Yemen’e yaz mevsiminde Şam’a gider, Yemen’le Şam arasında ticaret yaparlardı. Bu yolculukların birinde Peygamberimiz’in (s.a.v) ikinci kuşak dedesi olan Haşim de Mekke’den Şam’a giderken Medine’ye uğradı. Burada Neccaroğulları’ndan Selma adında bir kızla evlendi. Düğün sonrası Şam yolculuğuna devam eden Haşim, Şam şehrine ulaşmadan Gazze’de vefat etti. Eşi Selma hamile kalmış ve Nur yüzlü bir erkek çocuğu doğurmuş, ismini de Şeybe koymuştu.

Şeybe’nin yüzünde insanları kendine bağlayan bir ışıltı vardı. Diğer insanlardan farklılığı hemen belli olurdu. Mekkeli bir tüccar Şeybe’deki farklılığı tesbit ederek, onunla konuşmuş, kim olduğunu öğrenmiş, öğrendiklerini amcası Muttalib’e anlatmıştı. On dört yıl sonra kardeşi Hâşim’in bir oğlun olduğunu öğrenen Muttalib, hemen Medine’ye gitmiş ve annesinin de rızasını alarak, onu baba yurduna getirmiştir. “Bu kim?”  diye soranlara, ona bir zarar gelmesin düşüncesiyle “Abdülmuttalib” (Muttalib’in kölesi) diye cevap vermiş, böylece Şeybe’nin adı Abdülmuttalib kalmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir