Ramazan Bayramı’na neden Şeker Bayramı denir?

Ramazan Bayramı'na neden Şeker Bayramı denir?Ramazan Bayramı’na neden Şeker Bayramı denir?

Bir adı da Şeker Bayramı olan Ramazan Bayramı’na bizden başka bu adı veren yok; bayramı kutlayan Müslüman halklar ona, orucun açılışını kutlama anlamına gelen “Eid al Fıtr” derler. Bayram dünyanın dört bir yanında aynı bayram; ama çocuklar için yeri ayrı.

Ramazan Bayramı’na neden Şeker Bayramı denir?

Ramazan Bayramı'na neden Şeker Bayramı denir?Çocuklar sabah erkenden kalkıp büyük bir heyecanla bayram için alınmış yeni kıyafetlerini, ayakkabılarını giyerler. Her ziyarette, her misairlikte bekledikleri bayram harçlığı ile bol bol yenecek şeker ve tatlının birarada olduğu başka bir zaman yoktur. Çünkü bu bayram şekerden…

Önce temizlik, sonra alışverişle başlayan bayram telaşı, yemek ve tatlıları hazır etmeyle son bulur. Bayram sofrasında yemek çorbayla başlar; bu yüzden büyük bir özenle bir çeşit çorba pişirilir önden; bu çorba kimi yörede ayran aşı, kimi yörede yüksük çorbası, kimi yörede yuvalama olur. Ama bayram sofralarında mutlaka bir çorba olur. Ardından lezzetli bir et yemeği gelir; Kurban bayramı için ana yemek kavurmadır, ancak Şeker Bayramı’nda da lezzetli bir et yemeği mutlaka pişirilir. Özellikle Keşkek Anadolu’da düğün ve bayramların şaşmaz yemeğidir. Sarma, dolma ve böreksiz bayram sofrası düşünülemez. Osmanlı döneminden bu yana düğün, davet ve ziyafet sofralarının vazgeçilmez sarma ve dolmaları, mevsimine göre, çoğunlukla birkaç çeşit olarak bir gün önceden hazır edilir ve bayram günü masaların üzerine en güzel servis tabaklarının içinde kurulurlar. Kıymalısıyla, peynirlisiyle börekler de öyledir.

Ramazan bayramına neden şeker bayramıda denir

Bütün Müslümanlar Ramazan’ın sonunu kutladıkları bu bayramda birbirinden lezzetli yemeklerle donattıkları zengin sofralarda biraraya gelirler. Bayram için yapılan yemekler bir sonraki bayrama kadar bu masaya uğramaz; hepsi birbirinden özenli, meşakkatli, lezzetlidir. Belki dünyanın her yerinde bu bayramın adına şeker demezler ama hiçbir Müslüman halkın sofrasından da tatlı eksik değildir. Klayiça adı verilen içi yağda çevrilmiş ve incecik doğranmış hurma dolu bir çeşit hamur tatlısı Irak’ta bayramın simgesidir. Bayram sabahları pişirilen bu tatlının hamuruna katılan gül suyu, kapının dışına taşar. Somali’de yaşayan Müslümanlar kimyonlu bir tür helva pişirirler bayramda; görüntü olarak daha çok pudinge benzeyen bu tatlı konuklara ikram etmek için taze taze hazırlanır. Hintli ve Pakistanlı Müslümanlar tatlılarını kavrulmuş tel şehriye ile hazırlar; önce tereyağında kavurdukları şehriyeyi kaynatır, sonra şekerli süte katarak pişirirler. Malezya’da pirinç şekerli hindistancevizi sütüyle karıştırılır ve hindistancevizi yaprağına sarılarak pişirilir. Endonezya’da ise tereyağı, yumurtası bol, kat kat bayram keki yapılır. Kimi yörelerin öne çıkan kendine özgü tatlıları hariç, Türk kültürünün bayram tatlısı tartışmasız baklavadır.

Ramazan Bayramı'na neden Şeker Bayramı denir?
Ramazan Bayramı’na neden Şeker Bayramı denir?

Rivayete göre, padişahın havaya attığı altın lira baklavanın üzerine düştüğünde çıt sesi gelir; o baklava 50 kat yukadan yapılmış, şerbeti kıvamında altın sarısı bir baklavadır. Baklavanın iyisi odur gerçekten; Osmanlı döneminden bu yana Tük tatlılarının en havalısıdır. Tüm özel kutlamalarda, bayram ve düğünlerde baklava gözde olmuştur.
Baklavayı ilk kimin yaptığı meçhul, ancak Asurluların iki hamur arasına kuru meyve serpiştirerek pişirdikleri bilinir. Baklavanın ortaya çıkmasıyla ilgili göçebe toplulukların ekmek arasına bal sürüp ceviz koyarak yaptıkları bir tür tatlıdan esinlenildiği tahmin edilir. Ancak, bugün bilinen baklavaya Suriye civarında rastlanır.

Osmanlı döneminde saray mutfağının tatlıları arasında ilk sıraya oturan baklava için alay bile kurulur. Baklava alayı, özellikle Ramazan ayında askerlere baklava dağıtmakla yükümlüdür. Anadolu’da da yaygın bir bayram tatlısı olarak bilinen baklava her evde açılır, gelen konuklara ikram edilir.
Baklavada malzemenin kaliteli olması şarttır. En az onun kadar önemli olan bir diğer ilke ustalıktır. Çünkü baklavanın iyisi yukaları incecik açılmış olandır. Altın sarısı renginde pişmesi gereken baklava için iyi bir fırın, onu en lezzetli haliyle yemek için ılık olması gerekir. Bilenler, baklavanın üzerine su değil, soğuk süt içmek gerektiği görüşündedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir