Sürdürülebilir Kalkınma Nedir?

Sürdürülebilir kalkınma kavramı, ilk kullanıldığı 1987 yılından itibaren çevre sorunları ile ilgili tartışmalarda merkezi rol oynamaya başlamış ve bulduğu küresel destekle çevre-kalkınma çelişkisini çözmenin anahtarı olarak kabul edilmiştir. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı, süreç içerisinde çevreyi korumanın ön plana çıktığı bir kalkınma anlayışının ötesine geçmiş, kalkınmayı ekonomik, sosyal ve çevresel açılardan sürdürülebilir kılmak amacıyla bütün ekonomik, finansal, ticarî ve endüstriyel politikaları kuşatan bir sosyo-ekonomik modele dönüşmüştür.

Sürdürülebilir Kalkınma Nedir? Kısaca

BM Genel Kurulu çevre ve küresel ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiyi araştırmak amacıyla 1984 yılında Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu ( World Commission on Environment and Development-WCED)’nu kurmuştur. Komisyonun hazırladığı Ortak Geleceğimiz Raporu (Our Common Future) 1987 yılında yayınlanmıştır. “Sürdürülebilir Kalkınma” kavramının ilk kez zikredildiği bu raporda, sürdürülebilir kalkınma “bugünün gereksinimlerini, gelecek nesillerin gereksinimlerini karşılama kabiliyetinden ödün vermeden karşılayan kalkınma” olarak tanımlanmıştır. Bu raporda yer alan yaklaşıma göre  doğal kaynaklar verimli kullanılarak, atıklar azaltılarak, kaynakların tekrar kullanımı sağlanarak gelecek nesillerin ihtiyaçlarına cevap verilecek ve çevrenin sürekli şekilde korunması sağlanmış olacaktır.BM bünyesinde düzenlenen ikinci toplantı, 3-14 Haziran 1992 tarihli Rio Konferansı’dır. Stockholm Konferansı’nın teması “İnsan ve Çevre” iken Rio Konferansı’nın teması, “Çevre ve Kalkınma” olmuştur.

BM bünyesinde, 26 Ağustos 2002 tarihinde Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde düzenlenen son konferans ise, “Sürdürülebilir Kalkınma Dünya Zirvesi” başlığını taşır. Sürdürülebilir kalkınma kavramı, ilk kullanıldığı 1987 yılından itibaren çevre sorunları ile ilgli tartışmalarda merkezî” rol oynamaya başlamış ve bulduğu küresel destekle çevre-kalkınma çelişkisini çözmenin anahtarı olarak kabul edilmiştir. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı, süreç içerisinde çevreyi korumanın ön plana çıktığı bir kalkınma anlayışının ötesine geçmiş, kalkınmayı ekonomik, sosyal ve çevresel açılardan sürdürülebilir kılmak amacıyla bütün ekonomik, finansal, ticarî ve endüstriyel politikaları kuşatan bir sosyo-ekonomik modele dönüşmüştür.2000 yılında BM Genel Kurulu’nda 147 devlet ve hükümet başkanının “küresel düzeyde insan onuru, eşitlik ve esenlik ilkelerinin güçlendirilmesi için topluca taşıdıkları sorumluluğu” kabul ederek ilan ettikleri Binyıl Bildirgesi’nin içeriğine bakıldığında sürdürülebilir kalkınma yaklaşımının kapsamının nasıl genişlediği daha iyi anlaşılacaktır. Buna göre Binyıl Kalkınma Hedefleri aşağıdaki şekilde belirlenmiştir:

1. Aşırı yoksulluk ve açlığın ortadan kaldırılması.
2. Evrensel ilköğretimin gerçekleştirilmesi.
3. Kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve kadınların konumunun güçlendirilmesi.
4. Çocuk ölümlerinin azaltılması.
5. Anne sağlığının iyileştirilmesi.
6. HIV/AIDS, sıtma ve öteki hastalıklarla mücadele edilmesi
7. Çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması.
Sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin ulusal politika ve programlarla bütünleştirilmesi; çevresel kaynakları kaybının kazanıma dönüştürülmesi. Sağlıklı içme suyuna sürdürülebilir biçimde ulaşamayan nüfusun yarı yarıya azaltılması. 2020 yılına kadar en az 100 milyon gecekondu sakininin yaşamının önemli ölçüde iyileştirilmesi.
8. Kalkınma için küresel bir ortaklık geliştirilmesi.

Sürdürülebilir Kalkınma Nedir?” için bir yorum

  • 23 Mart 2016 tarihinde, saat 11:35
    Permalink

    Sürdürülebilir kalkınma “bugünün gereksinimlerini, gelecek nesillerin gereksinimlerini karşılama kabiliyetinden ödün vermeden karşılayan kalkınma” olarak tanımlanmıştır.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir