Suyun insan hayatındaki önemi

Suyun insan hayatındaki önemi

Ne zaman huzura ihtiyaç duysam, denize kaçarım. Uzak adalarla derin bir bağım var, sanki milyonlarca yıl su altında yaşamışım gibi. O gizemli aurası, tıpkı aşırı-analitik zihnimden geçen bir meltem gibi beni iyileştirir. Zor zamanlarda yaşantımızın bir su gibi akıp gider. Rahat olduğunuzda akan bir nehir gibi yumuşak olabilir.
Belki de denize karşı duyduğum bu nostaljik ilginin sebebi vücudumuzun yüzde 70’inin sudan oluşmasıdır. Suya nasıl baktığımız, dokunduğumuz ya da suyu nasıl tükettiğimiz sağlığımızı etkileyebilir. İnsanlar, onun tinsel gücünü yıllar öncesinden keşfetmişler, nehirlerin bir analık simgesi olarak görüldüğü eski Hint çağlarında ona tapmışlar.

Suyun insan hayatındaki önemiFarklı dualar, kelimeler, müzik veya farklı ortamlara maruz kaldığında suyun kristalli yapısının nasıl değiştiği keşfedilmiş. Beethoven ve Mozart’ın müzikleri çaldığında oluşan titreşim karşısında suyun kristalleri çiçek ya da elmas şekline bürünmüştür. Kendimizi bir su ya da enerji olarak düşündüğümüzde, düşüncelerimizde ve duygularımızda güçlü bir etkisi olacağını anlayabiliriz. Öfkeliyken suyu gördüğümüzde, tadı zehir gibi olur. Mutluysak, tadı daha iyidir. Su, yaşayan bir bilgisayardır – anılarımızı ve duygularımızı taşıyan sıvı bir araçtır. Bu nedenle eski zamanlardan beri ruhun iyileştirilmesinde kullanılmaktadır.Suyun hayatımızdaki önemi büyüktür.
Eski zamanlarda yapılan birçok ayinde suya kutsal bir varlık gözüyle bakılır. Hint kalelerinde insanlar suyu küçük bakır kaplar içinde bitkilerle birlikte takdim eder ve ilahi güce doğru şarkılar
söylerlerdi. Buda, İsa ya da Krishna adına olumlu titreşimler yaydıklarında, o artık şifalı bir su olurdu. Hindistan’da bazıları suyu bakır kaplarda tutar ve tinsel gelişimi geliştirmek için olumlu titreşimler yansıtırlardı. Suyu bir gece kendine haline bırakıp enerjiyle dolmasını bekler ve ertesi sabah bedeni arındırmada kullanırlardı.

Suyun doğasında serinletme vardır.

Suyun insan hayatındaki önemi
Suyun insan hayatındaki önemi

Eski zamanların insanları, suyun gücünü çeşitli ayinlerde gözlemlemişler. Su, bize ait olmayandan arınmamızı ve böylelikle daha derin bir meditasyon yapabilmemizi sağlar. Çok basit bir yudumlama faaliyeti bile iyileştirici etki sunabilir. “Su içtiğinizde, zihinsel açıdan oldukça açık olmalısınız. Böylelikle daha beden ve ruhani açıdan daha sağlıklı olabilirsiniz. Suyu tüketirken çok sakin olursanız, o su bedeninizi iyileştirmeye başlayacaktır.

Su her zaman etrafımızdadır. Azur mavisi denizi görmek için Akdenize uçmam gerekmiyor. Bu sabah içtiğim çayda, yeşil tarlaları besleyen yağmur vardı; gökyüzü, denizden buharlaşan parçacıklarla doluydu; hatta soluduğum havada bile onun buharından vardı. Özüme geri döndüm.

Suyun insan hayatındaki önemi

Yapılan bir araştırmayla nehir, göl, deniz kıyısı ve hatta suni de olsa sulak bölgelerin, estetik yönü (su, ışığı, insana enerji ve canlılık verici çizgi ve dokular halinde yansıtır) sayesinde sağlığımıza iyi geldiğini ortaya koymuşlardır.

Ayurvedanın beş elementinden biri olan su bedeni, zihni ve ruhu temizler. Bedenimizdeki su elementi dengelendiğinde, hayatımız iyileşir. Suyun esas amacı, ulaştırmadır, akışkanlığı ile bizleri daha iyi bir zihinsel duruma taşır. Suya bakarak içimdeki nehrin yumuşak bir şekilde akmasına izin veriyorum: Gözlerimi kapatıyor ve kendimiz ılık bir kumsalda ya da derin bir nefes çekerek su altına dalmış halde hayal ediyorum. Suya bakmak, insanı rahatlatabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir