Üsküdar Selimiye Mahallesi Hakkında Bilgi

Üsküdar Selimiye Mahallesi Hakkında Bilgi

Kışla ile birlikte kurulan Selimiye Mahallesi , bir islam şehrinin kurulma aşamalarını gösteren küçük bir örnektir. İnsanın hayatını düzenlemek üzere meydana getirdiği en önemli ve en büyük eser olan şehir, dini tercihler etrafında gelişmektedir.

“Bu şehr-i İstanbul ki bî-misl ü behâdır / Bir sengine yekpâre acem mülkü fedâdır” beytiyle tarif edilen İstanbul’un üç yerleşkesinden biridir Üsküdar. İki önemli özelliğinden ilki boğazın kenarında olması, diğeri ise İstanbul’u seyretmesidir. İkinci özelliği nedeniyle Üsküdar’a, “Bir ulu rüyayı görenler şehri” denilmiştir ki; gördüğü rüya asırlar önce müjdelenen kutlu bir fetihtir. Üsküdar’ın İstanbul’u temâşâ eden konumunu gerek Bizans, gerekse Osmanlıların çok iyi değerlendirdikleri bilinmektedir. Her iki dönemde de günbatımını ve İstanbul’u seyretmek için saraylar yapılan bölgede bugün İhsaniye ve Selimiye mahalleleri bulunmaktadır.

Bölgenin Tarihi

Bizans döneminde günbatımını ve İstanbul’u seyredebilmek için yapılan Heraeum Sarayı bölgedeki ilk yapı olarak bilinir. Fakat uzun süre ihmal edildiği için İstanbul fethedildiğinde eski saraylardan hiçbir iz görülmez.2 Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) döneminde Mimar Sinan’ın 1551 yılında3 Üsküdar Sarayı’nı yapmasıyla bölge en güzel günlerine kavuşur.

Üsküdar Sarayı yazlık saray olması nedeniyle yaklaşık iki asır boyunca padişahlar, hanım sultanlar ve paşalar için önemli uğrak yerlerinden biri olur. Mavi ve yeşilin birleştiği, İstanbul’un bütün güzelliğiyle seyredildiği bu güzide mekân; saray, kasır ve köşkler yanında mescid, namazgâh ve çeşmelerle de süslenir.

Selimiye Mahallesi nerede

Sultan III. Selim (1789-1807) dönemine kadar çeşitli tamirat ve eklemelerle gelen Üsküdar Saray’ı, 1800 yılında yıktırılarak yerine Selimiye Kışlası yapılır. Kışlanın çevresi cami, tekke, hamam, mektep ve çeşmelerle bir külliye gibi donatılır. Planları bizzat Sultan III. Selim tarafından çizilen Selimiye Mahallesi’nde matbaadan kumaş tezgâhlarına kadar yeni tesislere yer verilir. Selimiye’nin Üsküdar tarafı konutlarla dolarken Haydarpaşa tarafı eğitim, sağlık ve ulaşım yapılarıyla değerlendirilir. Bu tarihlerden sonra Üsküdar Kadıköy arasındaki şehirleşme de dikkat çekecek bir seviyeye ulaşır. Haydarpaşa Limanı’ndan sonra gar ve iskele binalarının yapılmasıyla birlikte bölge Osmanlı dönemindeki son şeklini alır.

Üsküdar Selimiye Mahallesi Hakkında

Kışla ile birlikte kurulan Selimiye Mahallesi bir İslâm şehrinin kurulma aşamalarını gösteren küçük bir örnektir. İnsanın, hayatını düzenlemek üzere meydana getirdiği en önemli ve en büyük eser olan şehir, dinî tercihler etrafında geliştiğinden Müslümanların kurduğu şehirlerde de ilk tercih, dinî ve sosyal hayatın merkezi olan camilerdir. Medine ve Kûfe şehirlerinde caminin konumu ne ise bunlardan on iki asır sonra kurulan Selimiye Mahallesi’nde de odur. İslâm şehir modeli dendiğinde ilk akla gelen mekân hiç şüphesiz Medine’dir. Hz. Peygamber, Mekke’den Medine’ye hicretlerinden hemen sonra Mescid-i Nebevî’yi yaptırır ve mahalleler içinde Müslümanların sayısı arttıkça buralarda da mescidler inşa edilmesine izin verir. Kûfe ise Hz. Ömer (ra) döneminde kurulan yeni bir şehirdir. Halifenin emriyle Sa’d b. Ebû Vakkas, önce caminin yapılacağı yeri tespit ettirir ve güçlü bir okçuya belirlenen yerden dört tarafa ok attırır. Okların düştüğü yer cami ile yapılacak meskenler arasında sınır olur.5 Selimiye Mahallesi’nde de Kûfe şehrinde olduğu gibi bir yerleşim planı hazırlanarak meskenlerden önce Selimiye Camii yapılır.Üsküdar Selimiye Mahallesi Hakkında Bilgiler…

Cami etrafındaki evler, bahçeler içinde, birbirlerinin manzaralarını kapatmayacak bir mimari zihniyetle, ahşap olarak inşa edilir. Ahşabın bulunduğu yerde kaçınılmaz olan yangınlar burada da can ve mal kaybına sebep olur.Özellikle Kabakçı Mustafa İsyanı’nda yakma ve yağma olayları o denli artar ki Selimiye Camii cemaatsizlikten kapanma noktasına gelir. Sessizliğe bürünen mahalle, Sultan II. Mahmud (1808-1839)’un tahta çıkmasıyla tekrar canlanır ve eski neşesine kavuşur. Zamanla ahşap evler kaybolur ve yerlerine birbirinin manzarasını kesen ve mimari bütünlük oluşturmayan apartmanlar yapılır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir